DOLAR
9,2949
EURO
10,7905
ALTIN
528,13
BIST
1.413
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır
Çok Bulutlu
26°C
Diyarbakır
26°C
Çok Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
24°C
Çarşamba Az Bulutlu
23°C
Perşembe Az Bulutlu
24°C
Cuma Az Bulutlu
25°C

Zelal Ceger: AKP DAİŞ’in intikamını almak istiyor

29.09.2020
0
A+
A-

İşgalci Türk devletinin HDP’ye yönelik başlatmış olduğu siyasi soykırım operasyonlarına tepki gösteren TEV-DEM Eş Başkanı Zelal Ceger, “Türk devletinin başlattığı siyasi soykırım operasyonuna ‘Kobanê’ ismini vermesinin nedeni, halka ve özgürlük hareketine ‘kazandınız ama sizleri yenilgiye uğratacağım’ mesajını vermektir” dedi.

Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM) Eş Başkanı Zelal Ceger, işgalci Türk devletinin HDP’ye yönelik siyasi soykırım operasyonları, özelde Heftanin olmak üzere Başurê Kürdistan’a dönük işgal saldırıları ve KDP’nin Rojava-Başur sınır hattına yaptığı güç sevkiyatına ilişkin ANHA’nın sorularını yanıtladı.

Türk devletinin siyasi soykırım operasyonlarıyla Kobanê direnişini sahiplenip destekleyen Bakurê Kürdistan halkını cezalandırmak istediğine dikkat çeken Zelal Ceger, “Türk devleti, Kobanê’yi desteklemeleri için halkı örgütledikleri gerekçesiyle 82 kişi hakkında gözaltı kararı çıkardı. 2014’te DAİŞ çetelerinin Kobanê kentine yönelik saldırısı çok yoğundu. Kobanê için bütün dünya ayaklandı. Rojava’yı savunması için ayaklanmak Bakurê Kürdistan halkının doğal hakkıdır” diye konuştu.

Zelal Ceger ile yapılan röportaj şöyle:

* Bildiğiniz gibi Türk devleti siyasi bir operasyon başlattı. Sizce bu operasyonun nedeni nedir?

Kobanê’nin DAİŞ çetelerinden temizlenip özgürleştirmesi için en büyük desteği Bakurê Kürdistan halkımızın verdiği bir gerçek. Bizler de Rojava halkı olarak Bakurê Kürdistan halkımızın bu desteğini hiç unutmuyoruz ve kendilerine teşekkürlerimizi sunuyoruz. Onların verdiği destekle Kobanê’de tarihi bir zafer oldu.

Fakat bizleri düşündüren husus, yıllar sonra AKP hükümetinin DAİŞ’in saldırılarına karşı durmak için halkı örgütleyenlere yönelik böylesi bir operasyona girişmesidir. Bu halkın örgütlenmesini yapan kurum ve kuruluşlarda yer alan insanlar silahlanıp DAİŞ’e karşı durmamışlar. Halk kendi kentlerinde ayaklanmış, sınıra gelip saldırılara karşı canlı kalkan olmuştur. Bu eylemler DAİŞ’lilerin Türkiye’den Kobanê’ye geçip halka saldırmalarını önlemek içindi. Bu da halkın doğal bir hakkıydı ve barışçıl yöntemlerle eyleme geçildi. Yani insanların haklarının savunulması için faaliyet yürüttüler. DAİŞ çetelerine karşı durmanın, insanlık değerlerini savunmak olduğunu bütün dünya biliyor. Bakurê Kürdistan halkı da bu konuda rolünü oynadı.

AKP DAİŞ’İN YENİLGİSİNİ HAZMEDEMEDİ

Türk devleti 82 siyasetçiyi, ‘Halkı DAİŞ çetelerine karşı neden örgütlediniz?’ diyerek gözaltına alıyor. Bu da AKP’nin, DAİŞ’in yenilgisini hazmedemediğini gösteriyor. Çünkü DAİŞ’in Kobanê’deki yenilgisi aynı zamanda Türk devleti ve AKP hükümetinin yenilgisinin de başlangıcıydı. 2019’da Dêrazor’un Baxoz Beldesi’ndeki DAİŞ’in yenilgisi ise, AKP hükümetinin tamamen yenilgisi anlamına geliyor. Bugün bu yenilgisine karşı öfkesini, halkın siyasi temsilcilerinden çıkarıyor. DAİŞ’in intikamını almak istiyor. Bu nedenle HDP milletvekillerine, Kürt siyasetçilerine, belediye eş başkanlarına, halkın değerlerini ve hakkını savunmak için toplumsal örgütleme faaliyetlerini yürütenlere yönelik baskı ve saldırılar gerçekleştiriyor. Bunu da DAİŞ’i yeniden diriltmek ve ruh vermek için yapıyor. Özgürlük mücadelesi verenleri ve insan hakları savunucularını ortadan kaldırıp DAİŞ’lileri öne çıkarıyor. AKP hükümeti Rojava’da yaşadığı yenilginin acısını Bakurê Kürdistan’daki siyasiler üzerinden çıkarmaya çalışıyor.

‘SİZLERİ YENİLGİYE UĞRATACAĞIM’

* Türk devletinin bu operasyonlara ‘Kobanê’ adı vererek vermek istediği mesaj nedir?

Türk devleti Kobanê’de büyük bir zafer kazandığımızı gördü. Siyasi soykırım operasyonlarına ‘Kobanê’ ismini vermesinin amacı, halka ve Özgürlük Hareketi’ne ‘Kazandınız ama sizleri yenilgiye uğratacağım’ mesajıdır. Halkın iradesini kırmayı ve korkutmayı hedefliyorlar. Yani geçmişte yaşadığı yenilgisini bu operasyonlarla telafi etmek istiyor. Bu da AKP hükümetinin ve Türk devletinin zayıflığını, başarısızlığını gösteriyor. AKP bu şekilde yavaş yavaş kendini yok edip tasfiye ediyor.

* Sizce Türk devletinin siyasi soykırım operasyonları ve işgal saldırılarına karşı Rojava halkının ne yapması gerekiyor?

Zaten operasyonlara ve saldırılara karşı birçok tepki oldu ve açıklamalar yapıldı. Bizler de Rojava halkımızın sivil toplum örgütlenmesini temsil eden TEV-DEM olarak, Türk devletinin bu tür saldırılarına ve uygulamalarına karşı büyük bir mücadele ve ciddi bir duruş sergilemekteyiz.

Türk devleti Rojava, Bakur ve Başurê Kürdistan’a yaptığı işgal saldırılarının yanı sıra katliamlar ve siyasi, kültürel soykırımlarla Kürt halkını tasfiye etmek istiyor. AKP’nin bu tür saldırılarını ve tasfiye etme çabalarını bertaraf etmek için Kürt halkı olarak işgalciliğe karşı birliğimizi güçlendirmeli ve güçlü bir duruşun sahibi olmalıyız. Düşmanımız birdir ve bu düşman AKP hükümetidir. Bunun için biz de birlik içinde AKP hükümetine karşı durmalıyız.

* Devam eden saldırılar karşısında Kürdistanî güçlerden beklentiler neler? Kürt siyasi güçleri nasıl hareket etmeli?

Türk devleti, Kürt Özgürlük Hareketi’nin tasfiyesiyle kendisini yaşatmak istiyor. İktidarı için Özgürlük Hareketi’ni tasfiye etmeye çalışıyor. Bu durumda dört parça Kürdistan’da, dünyanın herhangi bir köşesinde yaşayan Kürt’ten istenen, AKP’nin kirli uygulama ve saldırılarına karşı koymaktır. Üçüncü Dünya Savaşı’nda Kürt halkı olarak, tüm Ortadoğu’da büyük bir duruş ve tepkimizin olması gerekiyor. Kürt ulusunun birliğini esas almamız gerekiyor ki halk olarak kendi haklarımızı savunabilelim.

‘KÜRT’ÜN VARLIĞI AKP İÇİN KATLİAM GEREKÇESİDİR’

Bugün Türk devletinin HDP’ye başlattığı operasyon ile Bakurê Kürdistan’da gerçekleştirdiği saldırıları Rojava’ya yapılan saldırılar olarak nitelendiriyoruz. Rojava’ya yönelik saldırılar ise Başur’a yapılmış sayıyoruz. Başur’a yapılan saldırılar da Doğu Kürdistan’a yapılmış sayılır. Çünkü Kürdistan birdir. AKP’ye göre de bu böyledir. Söz konusu Kürtler olunca nerede ve hangi parçada olduğu önemli değildir. Kürt’ün varlığı AKP için tasfiye ve katliam gerekçesidir.

AKP birçok yerde kendini denedi. Rojava’ya yönelik işgal saldırılarıyla başarıya ulaşamadığı gibi bugün Bakur’da gerçekleştirdiği saldırı ve siyasi soykırım operasyonlarında da başarıya ulaşamayacaktır. Yine Başurê Kürdistan’da Özgürlük Hareketine yönelik Heftanin’de yoğunlaştırdığı saldırılarında da yenilgiye uğradı. Heftanin, Kobanê ve Kürdistan’ın daha birçok yerinde yaşadığı yenilgiden ötürü, bugün Bakurê Kürdistan halkına, HDP’ye baskı yaparak intikam almaya çalışıyor. Bakur halkının siyasi temsilcisi olduğu için HDP’yi hedef alarak iradelerini kırmayı hedefliyor. Bakurê Kürdistan’daki halkımızı destekliyor ve hiçbir zaman geri adım atmayacağına inanıyoruz. Kürt halkı, haklarına ulaşmak ve korumak için daima ayakta olacak.

Kürt halkının birliğinin sağlanması için birçok tepki ortaya çıktı. Gerçekleşen soykırım operasyonlarının durdurulabilmesi için Ulusal birlik içinde tepkiler ortaya çıkmalı. Fakat Rojava ve Başurê Kürdistan sınırına mevziler kazıldığını, sevkiyat yapıldığını görüyoruz. Başur hükümetinin namlularını Rojava’ya çevirdiği söyleniyor. KDP tarafından yürütülen bu siyaset Kürt halkına eder mi?

ROJAVA-BAŞUR SINIRINDAKİ HAREKETLİLİK

Doğrusu sınır bölgelerindeki bu hareketlilik bizleri düşündürüyor. Türk devletinin soykırım siyasetiyle Kürdistan genelinde saldırılar gerçekleştirdiği bir süreçten geçiyoruz. İşgalci devlet Dêrik’ten Minbic’e, oradan Efrîn’e kadar uzanan hatta işgal planlarını sürdürürken bir yandan da KDP, Rojava-Başurê Kürdistan sınırında mevzi kazıyor. Doğrusu bu durum birçok şüphe uyandırıyor. Bizler de KDP’ye ‘Sınırdaki bu hareketliliğin nedeni nedir? Bize anlat’ demek istiyoruz. Rojava halkı olarak KDP’den ne yapmak istediğini açıklamasını istiyoruz.

Türk devletinin sınır hatlarında güçlerini arttırdığı, bizi ablukaya alma çabalarıyla tehdit ettiği bir süreçte kadın çocuk demeden sınıra iki metre yaklaşan birini katletmekten geri durmazken, işgal saldırılarıyla üzerimize gelinirken, KDP de Derik’ten Şengal’e kadar peşmerge sevkiyatı yapıyor. Bu durum Türk devletiyle olan ortaklığının açık ispatı ve işgal planlarına hizmet etmekten başka ne olabilir ki?

Doğrusu biz de bu durumu anlamak istiyoruz. Rojava halkı olarak, Başur hükümetinden neden hendek kazıp sınır hattını kapattıklarını öğrenmek istiyoruz. Neyi amaçladıklarına dönük açıklama yapmalarını istiyoruz. Türk devletinin oluşturmak istediği ablukaya neden destek veriyorlar? Bu tür uygulamalarla Kürt halkına nasıl bir mesaj vermek istiyorlar? Acaba Türk devletiyle birlikte Rojava’ya yönelik saldırı mı gerçekleştirmek istiyorlar? Yoksa Rojava halkının kendi topraklarından kaçması için ekonomik bir abluka mı yaratmak istiyorlar? Rojava halkı üzerinde siyasi bir abluka oluşturup iradelerinin kırılmasını mı hedefliyorlar? Bu durumu birçok yönüyle ele alıp değerlendirebiliriz. Çünkü birkaç yıl önce sınıra hendekler kazılmıştı ve Rojava halkı tepki göstermişti. Bugün bizler Kürt birliğinin gerçekleşmesini esas alıyoruz. Sınırdaki bu hareketlilik kime hizmet ediyor?

‘BAŞURÊ KÜRDİSTAN HALKI TAVIR SERGİLENMELİ’

Bu sorulara net cevaplar verilmesi gerekiyor. Halkımız bu konularda duyarlıdır ve bu hareketliliğin kime hizmet ettiğini iyi bildiklerini düşünüyorum. Başur’daki halkımızın bu duruma karşı durması gerekiyor. Gerek parti ve gerekse sivil toplum kurumlarıyla birlikte Kürt halkının yaşadığı topraklar arasına çekilen bu sınırlara karşı ciddi bir tavır sergilemeli. Çünkü bu yapılanlar ile Kürt halkının birliği oluşması engelleniyor.

Bizler Rojava’daki Kürt halkının birliğini sağlamaya çalışıyoruz. Sadece Rojava’da değil, dört parça Kürdistan’da Kürtlerin birliğini oluşturmaya öncülük etmek istiyoruz. Fakat KDP’nin bu tür yaklaşımları Kürt halkının birliği için gösterilen çabaya büyük bir darbe oluyor. KDP’den derhal bu politikalarından vazgeçmelerini ve ulusal birliğini esas almasını istiyoruz.

* Son olarak Rojava halkı için bir mesajınız var mı?

İşgalciliğe ve uluslararası komplonun ülkemize, topraklarımıza, Önderliğimize ve Özgürlük Hareketi’ne yapmak istediklerine karşı durmak için Kürt ulusal birliğine ihtiyacımız var. Bütün süreçlerden daha fazla ısrarlı ve iradeli bir şekilde ayaktayız. Ülkemizde büyük zaferler elde edeceğimize inanıyoruz. 21. Yüzyılda halkımızın geç kalmış özgürlüğünü gerçekleştireceğiz.

O yüzden hiçbir zaman halkımız geri adım atmamalı, eylemsel olmalı ve başlatılan eylem hamlelerine destek vermeliler. Çünkü zaman Özgürlük zamanıdır.

ANHA

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.