DOLAR
18,8288
EURO
20,1972
ALTIN
1.134,16
BIST
4.186,01
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır
Parçalı Bulutlu
6°C
Diyarbakır
6°C
Parçalı Bulutlu
Perşembe Açık
7°C
Cuma Açık
8°C
Cumartesi Açık
8°C
Pazar Açık
8°C

​​​​​​​Zap, Avaşin savaşı, gerilla savaş sanatıdır

​​​​​​​Zap, Avaşin savaşı, gerilla savaş sanatıdır
06.06.2022
0
A+
A-

Şükrü Gedik

Güney Kürdistan’a yapılan işgal saldırıları bütün vahşetiyle sürdürülmeye çalışılıyor. Adına ‘Pençe Kilit’ denilen askeri operasyon, bir operasyondan öte, adı konulmamış amansız bir savaş kapsamında devam etmektedir. Bu savaş, iki düzenli ordunun çarpışması değil, Klasik bir meydan muhaberesi hiç değildir. Bir avuç gerillanın, dar bir alanda, bir devletin milyonluk ordusuna ve destekçilerine karşı yürüttüğü amansız bir direnme savaşıdır.

18 Nisan’dan beridir sürdürülen savaş, iki aya yakın bir süredir devam etmektedir. Bu iki aylık savaşın bilançosuna bakıldığında üstünlüğün gerillada olduğu oldukça nettir. Böyle devam etmesi halinde, Türk ordusunun bozguna uğratılacağı son savaş olma özelliğine de sahiptir. Bu savaşın belki de en büyük özelliği, insanın fiziki sınırlarını aşırı derece de aşan irade gücünün açığa çıkarılmış olmasıdır. Bir insanda ne bitiyorsa onun sınırına varmaktır. Azmin, cesaretin, fedakarlığın tavan yapmasıdır. Fedaice bir ruhun yenilmez olduğunu ispatlamasıdır. 

Zap, Avaşin savaşı bizlere çok şey ispatlamıştır. ‘En büyük teknik insandır’ sözünün somut ispatıdır. HPG Karargâh Komutanlığı’ndan yapılan açıklamada ‘Şu ana kadar tespit edilen altı çeşit kimyasal gaz silahının kullanılmış olması’ düşmanın acizliğini, çaresizliğini ortaya koymaktadır. Kimyasal silahların yanı sıra, gece-gündüz, havadan ve karadan aralıksız süren bombardımanlara rağmen gerilla alanlarında istenilen sonucu alamadıklarını yine HPG Karargâh Komutanlığı’nın açıklamalarından öğreniyoruz.

Gerillaya karşı savaşan ordu gücünün sayısını, nicel ve nitel üstünlüğü, kimyasal gazlar da dahil kullanılan silahların cinsini, son derece gelişmiş modern tekniği, hava-kara araçlarının adedini, harcanan mühimmatın dökümü yapılsa, Türk devletinin yenilgisini belgeler niteliktedir. Sınırlı sayıdaki gerilla gücüne, Zap ve Avaşin denilen dar bir arazi parçasında metre kareye düşen bomba miktarı Ukrayna savaşını kat be kat aşmaktadır. Buna rağmen iki aydır bir arpa boyu kadar yol alamamışlarsa, daha şimdiden Türk ordusunun bozguna uğradığının kanıtıdır. Apocu gerillacılığı savaş sanatında yeni bir çığır açtığını söylemek yerinde bir tespittir. Her açıdan dengesiz olan bu savaşı, başka türlü tarif etmek, pek de mümkün değildir.

Bu kirli savaşta ne yazık ki faşist işgalci Türk ordusu yalnız başına değildir. Arkasında ki NATO gücünü de hesaba katmalı, yetmezmiş gibi KDP ihanetini de eklemek gerekir. NATO’nun en büyük ikinci ordusu olan Türk ordusu, DAİŞ vb. islami terör örgütlerini de savaş aracı gibi envanterine katarak, neredeyse kendisini dünya devi sanan bu ordu, Zap’ta ve Avaşin’de Apocu fedai gerilla karşısında hezimete uğramıştır. 

Faşist Türk devletin başındaki diktatör Erdoğan, Kürt düşmanlığında sınır tanımayan biri olarak kayıtlara geçmiştir. İktidar sürecinin en sıkışık ve en zayıf durumunu yaşıyor. Son bir kez başvurduğu askeri şiddet aygıtlarını devreye sokarak ‘benden sonrası tufan’ misali dizginlenemez saldırı histerisiyle savaşa baş vurarak ayakta kalmaya çalışıyor. ‘Astarı yüzünden pahalı’ ya patlayacak bir durumla karşı karşıyadır.  Zap-Avaşin deki savaşa kalkışması kendi ömrüne sığdıracağı son savaş olacaktır. Askeri harbin bütün gelişmiş modern tekniğine varana kadar, her türlü taktiğe başvurulmasına rağmen sonuç alamamıştır.

Bu harbin bir başka boyutu da psikolojik savaşın çok boyutlu yürütülmesidir. AKP’nin şefi, bunca kara propagandaya rağmen savaşın gerçeğini itiraf etmekten kendisini alamamıştır. Asker cenazeleri gelmeye başladığında ‘şehitlerimiz var ama… gerillanın kat kat fazla olduğunu’ söyleyerek rahatlamaya çalışıyor. Oysa ki bahsettikleri gerilla kayıpları dedikleri kadar olsaydı, Zap’a ve Avaşin’e hiçbir direnme olmaksızın, ellerini kollarını sallayarak girebilirlerdi. Yalana sarılarak, kamuoyunu yanıltarak, asker cenazelerini gizleyerek bir yere varamayacaklarını er ya da geç öğrenecekler.

Zap ve Avaşin’de gerilla karşısında bozgun yaşayan ordunun başkomutanı sıfatıyla, askeri alanda sadece askeri kıyafet giymek, kep takmaktan başka marifeti olmayan diktatör Erdoğan şimdi de gözünü sivil halka, Rojava’ya dikmiştir. Gerillaya gücü yetmeyince sivil halka saldırmayı deneyecektir. Diktatör Erdoğan, Kürt halkının günümüzdeki modern Dehak’ı gibidir. Yediği insan eti, içtiği kan olmuştur. Suriye iç savaşında milyonlarca insanın hayatına kast etmiştir. Milyonlarca insanı yurtsuz hale getirmiştir. İşgal saldırılarında bir o kadar insanın geleceğini karartmıştır. İşkenceler, tecavüzler. İnsan kaçırmalar, fidyeler, gasplar, akla hayale gelmeyecek insanlık dışı yöntemler kullanarak iktidarını sürdürmenin aracı haline getirmiştir.

Elinden gelse karanlık çağa dönüş yapmaya tevessül eden Erdoğan’ın iktidarı sallantıdadır. Artık istediği kadar yalana baş vursun iktidarda kalması mümkün değildir. Ne yaparsa yapsın, hangi taktiğe baş vurursa vursun, nereye saldırırsa saldırsın kendisini bekleyen nihai sondan, Kürdistan halkının ahından ve fedaice direnen gerillanın gazabından asla kurtulamaz.

Rojava’ya saldırı tehditleri yeni bir durum değildir. 30 km derinlikli araziye göz dikerek işgal etmeye kalkışması kendileri için ölümcül, son Rojava seferi olabilir. Halkın malına, mülküne, namusuna göz dikerek Rojava’yı işgal etmesi durumunda, halkın eli herhalde armut toplamayacaktır. Zap’ta ve Avaşin’de yaşadıkları kuyruk acısını Rojava’da gidermeye çalışıyorlarsa yanlış hesap içindedirler. YPG, YPJ ve QSD yetkililerinden ‘Bedeli çok ağır olacak’ açıklamaları daha şimdiden kamuoyuna deklere edilmiştir. Rojavalı yetkililer, özerk yönetim temsilcileri, ‘her türlü saldırıya karşı koyacaklarını, hazırlıklı olduklarını’ peşinen belirtmişlerdir. Anlaşılan o ki, Zap’ta iradesi kırılan bir orduyu Rojava’da yeni sürprizler beklemektedir.

ANHA

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.