DOLAR
9,4954
EURO
11,0618
ALTIN
548,17
BIST
1.519
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır
Az Bulutlu
25°C
Diyarbakır
25°C
Az Bulutlu
Perşembe Sağanak Yağışlı
24°C
Cuma Sağanak Yağışlı
15°C
Cumartesi Sağanak Yağışlı
20°C
Pazar Sağanak Yağışlı
21°C

Siyasetin kazan dairesi; Adalet yok, yargılar, yangınlar var!

Siyasetin kazan dairesi; Adalet yok, yargılar, yangınlar var!
08.08.2021
0
A+
A-

Arzu Yıldız

“Ölen ya da ölmekte olan bir yargı öyle korkunç kokar ki cehennem bile o kadar kötü kokmaz. Bugün Türkiye’yi saran bu çürümüş ceset kokusu, ölmekte olan bir yargının bütün topluma yayılan, herkesi ürküten kokusudur.”

Ahmet Altan’ın 2018 yılı Şubat ayında mahkemede sarf ettiği sözler bunlar. Bugün ülkede olan biteni bundan daha iyi özetleyen bir cümle olamaz.

Adaletin olmadığı bir yerde hiç bir canlı için yaşam kalmaz. Adalet, sadece insanı değil, taşı, toprağı, solucanı, kediyi, ağacı, dikeni bütünü ile bir yaşam alanında var olması gereken her şeyi güvenceye alan halkadır. Halkanın birini koparırsanız, hepsi kopar!

Adalet yok, yargılar, yangınlar var!

Bir ülkenin beyni siyaset değil, adalettir. Ülke beyni olmayan boş bir beden gibi, nereye gittiğini, ne yaptığını, ne yapması gerektiğini, gündemini bile belirleyemiyor.

Yargıç olduğu iddia edilen şahıslar cübbelerini giymek için saraya gidiyor. Kanunları değil, siyasi söylemleri takip ediyor.

Sezgin Baran Korkmaz’ın otelinde kalıyor, faturasını gösteremiyor.

“Yüzde 25’in benden daha pahalı arabası var” diyor.

Vatan kurtarıyor, din anlatıyor.

Ama hukuk anlatmıyor.

Tweet okuyor ama İnsan Hakları Evrensel Bildirgesini merak dahi etmiyor.

Millet adına karar veriyoruz yazıp, devlet adına milleti korkutuyor.

Mahkemede vicdanına değil, siyasetçilerin işaret parmağına göre karara varıyor.

Aydın, entellektüel, muhalefet – adı, sıfatı her neyse işte hepsi – siyaseti konuşuyor. İşlerin siyasi olarak bozulduğunu ve siyasi olarak düzeleceğini sanıyor!

Bozulan teraziyle dağıtılan hileli adalet dikkatlerini bile çekmiyor!

Hakimlerden, savcılardan ve onlara bağlı çalışan kolluk güçlerinden başka herkes hem asayiş, hem yargıç!

Kimi silahını alıp yol kesiyor, kimi Meclis kürsüsünden kimin ne suç işlediğini açıklıyor.

Mahkeme kürsüleri cami kürsülerine dönmüş, yargılanan da yargılayan da davaları Allah’a havale ediyor!

Allah’a havale etmeyen tek kişi, ailesi katledilen bir kadın. Beş aydır üzerinde “Adalet” yazan bir binanın merdiveninde oturup gelmesini bekliyor!

Beyni olmayan boş bir beden gibi ülke, ülke gibi Emine Şenyaşar’ın oturduğu merdivenin sağı solu bomboş.

Memleket yangın yeri.

Helikopter isteyen yurttaşlar video çekiyor, “yanıyoruz, her şey yanıyor” diyor.

Yargı, görevi ihmalden kimseye soruşturma açmıyor, ama video çekenlere açıyor.

Yangının görüntülerini paylaşmak suç!

Düşünmek, sormak, sorgulamak suç!

“Ağzını açanı alın” diyor polis!

Çünkü adliyeler, siyasetin kazan dairesine dönmüş.

Pis kokular sarıyor her yeri…

Şenyaşar, bir adliyeyi mi, mezarlığı mı bekliyor?

Altan, mahkemede anlatıyor;

“Ölen ya da ölmekte olan bir yargı öyle korkunç kokar ki cehennem bile o kadar kötü kokmaz. Bugün Türkiye’yi saran bu çürümüş ceset kokusu, ölmekte olan bir yargının bütün topluma yayılan, herkesi ürküten kokusudur.”

“Mikrofonunu kapatırım” diyor hakim.

Altan cevap veriyor; “Bunları söylemek için bir mikrofona ihtiyacım yok.”

Sinews03

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.