DOLAR
9,2949
EURO
10,7905
ALTIN
528,13
BIST
1.413
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır
Çok Bulutlu
26°C
Diyarbakır
26°C
Çok Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
24°C
Çarşamba Az Bulutlu
23°C
Perşembe Az Bulutlu
24°C
Cuma Az Bulutlu
25°C

Şenyaşar ailesinin avukatı: Yıldızların saldırdığı kamerada mevcut

14.04.2021
0
A+
A-

Şenyaşar davasına ilişkin önemli bilgiler paylaşan ailenin avukatlarından Bülent Duran, görüntülerde olayı Yıldız ailesinin başlattığını, Fadıl Şenyaşar’ın meşru müdafaa yaptığını, Yıldız ailesi fertlerinin öldürme kastı ile ateş ettiğine dikkati çekti. Urfa’nın Suruç ilçesinde 14 Haziran 2018’de genel seçimler öncesi esnaf ziyaretinde AKP’li vekil İbrahim Halil Yıldız’ın Şenyaşar ailesine ait işyerini ziyareti sırasında çıkan olaylar sonucunda Celal ve Adil Şenyaşar ağır yaralanıp hastaneye kaldırılırken, Mehmet, Fadıl ve Ferit Şenyaşar ise çeşitli yerlerinden yaralandı. Yıldız ailesinden de Mehmet Şah Yıldız yaşamını yitirdi.  

HASTAHANE Urfa Valisi Abdullah Erin, Gıda, Tarım ve Hayvancılık eski Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba olaydan kısa bir süre sonra yaralıların kaldırıldığı Suruç Devlet Hastanesi’ne gitti. Erin ve Fakıbaba’nın hastanede olduğu sırada Yıldız ve Şimşek ailesinden birçok kişi, hastaneye ağır yaralı olarak kaldırılan Celal ve Adil Şenyaşar’a bir kez daha saldırdı. Saldırı sonucunda Celal ve Adil Şenyaşar yaşamını yitirirken, hastaneye çocuklarını ziyarete giden baba Hacı Esvet Şenyaşar ise, eşi Emine Şenyaşar’ın gözleri önünde linç edilerek öldürüldü.  

‘DAVA GİZLİ YÜRÜTÜLDÜ’ Yürütülen soruşturmadan 18 ay sonra işyerinde yaşananlara ilişkin iddianame hazırlanırken, asıl ölümlerin yaşandığı ve Hacı Esvet Şenyaşar’ın hastaneye yürüyerek gelip, linç edilerek, öldürüldüğü bölümler tefrik (Ayırma) edildi. Yürütülen soruşturma da 2018’den beri “gizlilik” esasıyla yürütülüyor. Yaklaşık 3 yıldır süren dava 2 Nisan’da sonuçlandı. Mahkeme heyeti, ailesinden 3 kişiyi kaybeden ve saldırıdan ağır yaralı olarak kurtulan Fadıl Şenyaşar’a 37 yıl 9 ay hapis cezası verirken, kamera görüntülerinde Adil Şenyaşar’ı vurduğu görülen Enver Yıldız’a ise 18 yıl hapis cezası verdi. Mahkemenin adil bir yargılama yapmadan karar verdiğini ve dosyada birçok eksik unsurun olduğunu anlatan dile getiren ailenin avukatlarından Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi Bülent Duran, dosyadaki eksiklikleri ajansımıza anlattı.  

‘TANINMIYORMUŞ’ Başından beri hukuki bir yargılama yapılmadığını ifade eden Duran, birilerinin dosyayı sürüncemede bırakmak istediğine vurgu yaptı. Enver Yıldız’ın tape kayıtlarını hatırlatan Duran, “Enver Yıldız, tape kayıtlarında, ‘Hükümet gereğini yapacak, vekil gerekli görüşmelerini yapacak. Savcılar hakimler gelecek, ben gideceğim, meşru müdafaa kapsamına alacaklar, aklanacağım ve bundan kaynaklı bu iş garantiye alındıktan sonra gidip teslim olacağım’ diyordu. Tapeler bunu söylerken biz dosyaya baktığımızda şunu gördük; olay gerçekleştikten sonra Eylül ayından itibaren teknik takipler ve baz tespitleri sonucunda Enver Yıldız’ın, ‘İkametimdeyim bir yere gitmiyorum’ demesi dikkat çekicidir. Oysa ki kolluk kuvvetleri raporunda, ‘İkamete gidip arandı, bulunmadı. Elektrik kullanmıyor, çevrede tanınmıyor’ diyor. Hem İbrahim Yıldız’ı yakalamada hem de Enver Yıldız’ı yakalamada sürüncemede kalan bir soruşturma ile karşı karşıya olduğumuzu gördük dosyanın başında” dedi.  

15 AY SONRA İFADE Duran, işyerindeki görüntülerde açıkça Adil ve Celal Şenyaşar’a ateş eden faillerin Enver ve İbrahim Yıldız’ın yakalanması için çalışma yürütülmezken, Şenyaşar ailesinin de ısrarla örgütsel bir bağlantı kurulmaya çalışıldığını aktardı. Duran, “Hemen müzekkerelerin yazıldığını, HTS kayıtlarının incelendiğini, ailenin incelemeye alındığını, çevre araştırmalarının, sosyal medya araştırmalarının yapıldığını ve örgüt bağlantısı kurulmaya yönelik yoğun bir çabanın harcandığını gördük” dedi. Yıldız ailesini aklamaya yönelik yoğun bir soruşturmanın yürütüldüğünü söyleyen Duran, “Bu tablonun devamında da tapede geçen Enver Yıldız’ın beklediği hakim ve savcılar geliyor. Hemen ardından da  kendisi 17 Eylül 2019’da teslim oluyor. Teslim olup, bir gün sonra ifade verirken, diğer Yıldız ailesi mensupları gidip ifade veriyor. Sanık pozisyonunda yer alan Yıldız ailesinin öncesinde ifadesi dahi alınmazken Enver Yıldız’ın teslimiyle birlikte gidip ifade veriliyor” dedi.  

‘PROVOKE EDEN AHMET DEMİR’ Duran, olay yerinde AKP’li vekil İbrahim Halil Yıldız ile konuşan Celal Şenyaşar’ın AKP’li heyete hakaret etmediği görüntülerde de anlaşıldığını ve tam o sırada heyetin arasında bulunan Ahmet Demir’in görüntülerde Celal Şenyaşar’a hakaret ettiği görüldüğünü anlattı. Duran, “Ahmet Demir, Celal’e dönerek, ‘Namussuzlar, şerefsizler ve terbiyesizler’ dediğini ağız hareketleriyle, mimik ve vücut diliyle onun öyle bir eylemde bulunduğunu gördük” diye belirtti. Demir’in yaptığı provokasyonun ardından arbedenin yaşandığını ifade eden Duran, “Yaşanan arbedenin daha sonra linçe dönüştüğünü gördük. Buna rağmen savcılık mütalaasında, Şenyaşar ailesinin hakaret ettiğini ve saldırıyı başlattığını iddia etti. Savcı öyle mütalaa etti ve mahkeme öyle karar kıldı. Bu dosyadaki deliller ve bu dosyadaki görüntüler bize şunu anlatıyor, haksız tahrik, hakaret ve haksız saldırıyı başlatan açıkça Yıldız ailesidir” dedi. 

İKİNCİ SALDIRI İlk saldırının polis müdahalesi ile dağıldığını, ancak Yıldız ailesinin dışarıda tekrar toplanarak ikinci bir saldırıya hazırlandıklarını söyleyen Duran, “Bu ikinci saldırıya geçmeden önce dışarıdaki kamera görüntülerinde maktul olan Mehmet Şah Yıldız’ın silahını çekerek dükkana yönelttiğini görüyoruz. Orada bulunan Yıldız ve Şimşek’lerin ifadesine bakıldığında da öncesinde silahların ateş edildiğini ve bunun sesinin duyulduğunu kendi ifadelerinde de teyit ediliyor. Tekrar saldırıya geçtiklerinde dükkan içerisinde Adil ve Celal Şenyaşar var. Adil ve Celal Şenyaşar, Yıldız ailesi, yakınları ve korumalarının saldırısına maruz kalınca Fadıl Şenyaşar diğer dükkandan içeri giriyor.  

‘KAMERA KAYITLARINDA GÖRÜLÜYOR’ İşyerine ait güvenlik kameralarına ait görüntüde saat 17.57’nci dakikanın 52’nci saniyesinde Fadıl içeri girdiğinde gördüğü tablo Mehmet Şah Yıldız silahını Ferit Şenyaşar’a doğrultmuş durumda. Ferit Şenyaşar’a sıkacakken Kenan Yıldız’ın Ferit Şenyaşar’ı darp etmesi neticesinde üzerine atlayınca hedef pozisyonundan çıkıyor ve sıkamadığını görüyoruz. İşte Fadıl Şenyaşar tam da o tabloyla giriyor. Celal ve Ferit Şenyaşar’a ön tarafta saldırı var. Arka tarafa geçiyor. Arka tarafta da Adil Şenyaşar’a yönelik Abdurrahman Yıldız, Mustafa Yıldız ve Enver Yıldız’ın saldırısı görülüyor. O saldırıyı bertaraf etmek amacıyla iki el ateş ediyor. İki el ateş ederken tek bir saik var, oradaki o saldırıyı bertaraf etmek. Ama mahkeme bunu, Abdurrahman Yıldız’ı öldürmeye teşebbüs ettiği yönünde. Abdurrahman Yıldız yaralanmıyor bile, Abdurrahman Yıldız tezgahın üzerinde ve tezgaha yönelik, öldürücü bölgeye yönelik değil. Aldığı bir yara yok ve öldürücü bölgeye yönelik hedef alan bir atış yok. Dolayısıyla böyle bir karar verilemez. Öte yandan Mustafa Yıldız’ın sopalarla Adil Şenyaşar’ı darp etmesi görülürken 1 el ateşle sadece saldırıyı bertaraf etmeye yönelik eylemi olan Fadıl Şenyaşar’ı mahkeme Mustafa Yıldız’ı da öldürmeye teşebbüsten hüküm kurdu” şeklinde açıkladı. 

 ‘FADIL KENDİSİNİ VURMUŞ!’ Fadıl Şenyaşar işyerinin arka tarafından ön tarafa geçtiğinde ise, Ferit Şenyaşar’a yönelik saldırının arttığı gördüğünü aktaran Duran, “Ferit Şenyaşar’ın doktor raporunda travma geçirdiği, 4’üncü derecede ağır yaralandığı ve hayati tehlike geçirdiği aslında öldürülmeye teşebbüs edildiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, Fadıl Şenyaşar’ın eyleminin meşru müdafaa kapsamında kalması gerekirken orada da Kenan Yıldız ve Süleyman Yıldız’a yönelik adam öldürmeye teşebbüsten mahkeme hüküm kurdu. Ferit Şenyaşar ağır bir şekilde yaralanmasına rağmen Yıldız ailesine adam yaralamaktan dolayı hüküm kurdu. İsabetli olmayan doğru olmayan bir karar verdi. Fadıl Şenyaşar maktul Mehmet Şah Yıldız’a yönelik hedef alarak bir ateşi yokken savcılık iddianame ve mütalaada ‘Süleyman Yıldız ve Kenan Yıldız’a sıktı. Süleyman Yıldız ve Kenan Yıldız’a sıktıktan sonra Fadıl Şenyaşar, hedefini döndü, Nihat Yıldız’a sıktı, Mehmet Şah Yıldız’ a sıktı. Engin Şimşek’e sıktı ve kendi kendine sıktı’ diye bir iddiada bulundu. O görüntüleri biz de inceledik ve o savcılıkta inceledi, o mahkemede inceledi. Fadıl Şenyaşar, Ferit Şenyaşar’a yönelik saldırıyı bertaraf etmek için ateş ettikten sonra birden fazla kişinin saldırısına maruz kalıyor ve Mehmet Şimşek’in bileğini kontrol ettiği bir sarılmayla karşı karşıya. Kendi iradi davranışının dışında bu bileğin üzerinden hareket eden bir saldırıyla ve fiziki müdahale ile karşı karşıya” diyerek, yaşananları anlattı.   

DOSYADA GÖZDEN KAÇAN HUSUS  Duran, “Savcılık mütalaa verirken 19 el ateş edildiğini, bunların 7’sinin polislere, 6’sının İbrahim Yıldız’a, 3’ünün Enver Yıldız’a ve kalan 3’ünün de Fadıl Şenyaşar’a ait olduğunu söyledikten sonra ek bir rapor hazırlayarak, Fadıl Şenyaşar’ın 9 mermi sıktığını iddia ediyor. Ek raporda 9 mermi sıktığını iddia ettikleri Fadıl Şenyaşar’ın üzerine tüm yaralanmalar bırakılmak isteniyor. Halbuki diğer taraftan dosyada gözden kaçan bir husus var. Arka tarafta Adil Şenyaşar’a bakıldığında Enver Yıldız’ın ateş ettikleri dışında 5 el ayak bileğine ateş ediliyor. 5 el ayak bileğine ateş edilirken bu mermilerin nereden geldiği görüntü kayıtlarında yok. Adil Şenyaşar’ın bileklerine kim sıktı?” diye sordu.  MA / Lezgin Tekay

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.