DOLAR
9,3418
EURO
10,8711
ALTIN
533,61
BIST
1.432
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır
Az Bulutlu
24°C
Diyarbakır
24°C
Az Bulutlu
Perşembe Az Bulutlu
25°C
Cuma Az Bulutlu
26°C
Cumartesi Az Bulutlu
27°C
Pazar Az Bulutlu
27°C

Rus heyetin Şam ziyareti ne anlama geliyor?

Rus heyetin Şam ziyareti ne anlama geliyor?
07.09.2020
0
A+
A-

Rusya’dan Şam’a gönderilen üst düzey bir heyet önümüzdeki iki gün boyunca Suriye’de çeşitli temaslarda bulunacak. Bir yetkilinin ‘önemli ziyaret’ yorumunda bulunduğu ziyaretler Suriye krizi için anlama geliyor?

Rusya’dan üst düzey bir heyet iki gün boyunca Suriye’de çeşitli temaslarda bulunacak. Heyette 2012’den bu yana Suriye’ye ziyarette bulunmayan Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da bulunuyor. Rusyalı bir diplomat bu ziyareti değerlendirirken ‘önemli’ ifadesini kullandı. Şarkul Avsat gazetesinin haberine göre heyet Suriye’nin son durumunu Devlet Başkanı Beşar Esad ile görüşecek. Bu ziyaretin öncesinde de önemli siyasi gelişmeler yaşandı. Rusya’nın garantörlüğünü yaptığı anayasa komitesi başarısız bir çalışmanın ardından çalışmalarını durdurdu. Bu çalışmaların başarısız olmasının bir nedeni de komitede gerçek temsilcilerin yer almamasıydı. Rusya aynı zamanda İdlib’deki düğümü çözebilmiş değil. Türk devleti, Rusya’ya verdiği sözleri yerine getirmedi. Rus heyetin ziyareti Washington tarafından Moskova’ya verilen mesajların ardından geldi. Bu mesajlar Esad hükümeti sorunu ve İran’ın bölgedeki varlığına son verilmesi sorunlarını içeriyordu.

Washington Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey bir süre önce “Rusya-Suriye ilişkileri Beşar Esad yüzünden iyi bir seviyede değil. Rusya, ABD’ye Esad’ın varlığından memnun olmadığını, ancak alternatif olmadığını söyledi. Mevcut ABD yönetimi bunu hesaba katıyor ve Rusya’nın siyasi bir geçiş yapmasına yardımcı olmak için uluslararası toplumla birlikte çalışıyor” açıklamasında bulunmuştu.

Jeffrey, ABD yönetiminin Suriye krizini BM Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararı çerçevesinde çözmek için çaba sarf ettiğini söylemişti.

Bazı gözlemcilere göre yaşanan bu gelişmelerin ardından Rusya, Suriye’deki tüm güçleri denklemin içine almak için harekete geçti. Bunun ardından MSD ve Halkın İradesi Partisi, Moskova’da görüşerek bir anlaşma imzaladı. Bu anlaşma yeni sürecin başlangıcı olarak değerlendirildi.

Yaşanan bu gelişmelere ilişkin ANHA, Rusya Uluslararası İlişkiler Uzmanı Kirill Semenov ile röportaj yaptı. Rusya Dışişleri Bakanlığı’nın Suriye hükümetinin anayasa komitesi çalışmalarına katılımını sağlamasının çalışmaları daha aktif kılacağını söyleyen Semenov, anayasa komitesinin çalışma programı üzerinde anlaşmanın daha önemli olduğunu ifade etti. Bu konunun BM Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen ile de tartışıldığını ifade eden Semenov, “Birçok konuya ilişkin alınan tutumlar paylaşılacaktır ancak İdlib ve Fırat’ın doğusuna ilişkin Rusya Savunma Bakanlığı ve Ankara ile görüşüldükten sonra karar verilecektir. Rusya heyetinin Şam ziyareti İdlib ve Fırat’ın doğusu konusunda yeni gelişmeler doğuracaktır” dedi.

‘SIRADAN BİR ZİYARET DEĞİL’

Halkın İradesi Partisi Sekreteri ve partinin Moskova temsilcisi Muhend Delîqan bu ziyareti şöyle değerlendirdi: “Bence bu ziyaret çok değerlidir ve sıradan bir ziyaret değildir. Sayın Lavrov, Suriye krizinin başlamasından bu yana ikinci kez Şam’a ziyarette bulunuyor. Bence 2254 sayılı kararın tam olarak uygulanmasının koşulları sağlandı. ‘Eksiksiz olarak uygulanması’ birkaç gün önce Lavrov tarafından telaffuz edilmişti. Bu nedenle ziyaretin önemli sonuçlar doğuracağına inanıyorum.”

MSD’nin Moskova ziyareti ve partileri ile imzaladığı anlaşmaya ilişkin Delîqan, “MSD heyetinin Moskova ziyareti ile partimizle yaptıkları müzakerelerin birbiriyle bağlantılı olduğuna inanmıyorum. Çünkü partimizle yapılan mutabakat birkaç gün önce gerçekleşti. Heyetin Moskova ziyareti ise haftalar önce planlanmıştı. Buna rağmen yapılan anlaşmanın çok önemli olduğuna inanıyorum. Suriye krizinin 2254 sayılı karar çerçevesinde çözülmesi için önemli bir adımdı” şeklinde konuştu.

‘ZAMANLAMA ÖNEMLİ’

Suriyeli gazeteci ve yorumcu Malik El Hafiz ise bu ziyareti şöyle değerlendirdi: “Bence bu ziyaret Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Ocak ayında Şam’a yaptığı ziyaretin bir devamıdır. Ziyaretin zamanlaması da manidardır. Bir yandan ABD’de başkanlık seçimleri yaklaşırken diğer yandan Ankara-Moskova hattı Suriye dosyası üzerinde anlaşmazlıklar yaşıyor.”

Rusya’nın planlarında değişiklik olmadığını savunan Hafiz, “Rusya’nın planı şimdilik değişmedi, ancak ziyaret Esad hükümetine Rusya’nın diplomatik desteğinin devam ettiğine işaret ediyor” dedi.

Ziyarette konuşulması muhtemel konulara değinen Hafiz, “Rusya’nın Suriye davasındaki egemenliği ve diğer tarafların bu egemenliğe rıza göstermesi ile ilgili çok sayıda konuşulacak konu var. Ama öyle görünüyor ki özellikle Fırat’ın doğusu meselesi ve bu konudaki anlaşmalar ve yaklaşımlar tartışmanın temeli olacak. İdlib’deki cihatçı grupların durumu, Rusya ve Türkiye’nin bu konudaki konumu ve son ABD müdahalesi ile İdlib’deki terörist grupların hedef alınması konusundaki pozisyonları ve Moskova’nın bu müdahaleye ilişkin yorumları da tartışılacak. Tabii ki anayasa komitesi davası ve gelecekte nasıl olması gerektiği yanında, bunun askeri harekat ile birlikte kullanılıp kullanılmayacağı ve kuzeydeki gerginliklerden sonra yürürlüğe girip girmeyeceği, yani farklı bir Cenevre senaryosu olup olmayacağı tartışma konusu olacak” dedi.

Hafız sözlerini şöyle sürdürdü: “ABD tarafından uygulanan Sezar Yasası yaptırımlarını kulak ardı edemeyiz. Bu konu Moskova’nın Washington’a yönelik dış politikasını belirleyecek ve Şam yönetimi Moskova’nın alacağı kararlara uymak zorunda.”

MSD ve Halkın İradesi Partisi arasında imzalanan anlaşmayı değerlendiren Hafız, “Moskova, MSD’nin Halkın İradesi Partisi ile yaptığı anlaşma sonrası yeni bir plan yaptı. MSD’yi yanına çekmek isteyen Moskova, Ankara’yı kendi planlarına razı etmek istiyor. MSD, Fırat’ın doğusu konusuna olumlu yaklaşırsa Rusya ve Türkiye terörist grupların çıkarılması konusunda anlaşırlar. Bu da Rusya’nın planının bir parçasıdır. MSD, Ankara ve Şam’ın katılacağı bir anlaşmanın sağlanmasının önünde bir engel kalmaz” değerlendirmesinde bulundu.

MUHTEMEL SONUÇLARI

Hafız bu ziyaretin sonuçlarına ilişkin şu öngörülerde bulundu: “Bu ziyaretten çıkacak en önemli sonuç Şam ve Ankara yakınlaşmasının gerçekleşmesidir. Rusya eskiden beri bunun için uğraşıyor. Ancak soru şu ki, bu yaklaşımın son şeklinin tüm tarihleri ​​belirlenmiş mi, yoksa nihai format, Kuzey ve Doğu Suriye’deki mevcut aşamada egemenliğin bölünmesi için kasıtlı yeni bir senaryo tarafından mı belirlenecek? Ayrıca bu konudaki anlaşma ne olacak? Fırat’ın doğusu konusunda ve anayasa komitesinde bir değişiklik yaşanacağına inanmıyorum. Fakat Sezar Yasası konusu önemini korumaya devam edecek. Suriye’nin ekonomik durumunun kötüleşmesi onun müttefiklerinin onun için bir şeyler yapmasını zorunlu kılıyor. Rusya, Suriye krizinin Astana’daki üçlü görüşmeler tarzında çözülebileceğine inanıyor. Astana’da yer alan Türkiye, Washington’un müttefikidir. İran ise Suriye’de göz ardı edilmek isteniyor. Bu da Astana’da Moskova-Ankara yakınlaşması halinde Tahran’ı denklem dışı bırakacaktır. Ziyaretin sonuçlarına ilişkin açıklama yapılmayabilir. Fakat Moskova sonuçta İran’ın etkisini olabildiğince azaltmaya çalışacaktır.”

(rr)

ANHA

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.