DOLAR
18,8264
EURO
20,2167
ALTIN
1.136,44
BIST
4.186,01
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır
Parçalı Bulutlu
6°C
Diyarbakır
6°C
Parçalı Bulutlu
Perşembe Açık
7°C
Cuma Açık
8°C
Cumartesi Açık
8°C
Pazar Açık
8°C

PKK’yi bahane eden Türkiye’nin soykırım adımları

PKK’yi bahane eden Türkiye’nin soykırım adımları
27.04.2022
0
A+
A-

Türk devletinin bölgeye yönelik saldırılarını artırması ve diğer bölgeleri işgal tehdidinde bulunması nedeniyle, Kuzey ve Doğu Suriyeli yurttaşlar soykırım tehdidiyle karşı karşıya.

Sadece “kitlesel soykırım” olarak bilinen bir etnik gruba yönelik toplu katliam eylemleri değil, tek taraflı kullanıldığında “soykırım” kategorisine giren başka eylemler de var.

Kitlesel soykırımın amacı toplumun, ülkenin ve egemenliğinin yanı sıra etnik bir grubun da yok edilmesidir.

Tarihçiler, Osmanlı devletinin Mezopotamya ve Anadolu halklarına karşı akıttığı kanlar, katliamlar ve soykırımlar üzerine kurulduğuna dikkat çekiyor.

YARIM MİLYON RUM ÖLDÜRÜLDÜ

1915-1920 yılları arasında Asurilere yönelik Sefo katliamında yüzbinlerce Süryani katledildi. Ayrıca Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Hristiyan Rumlara karşı katliamlar yapılmış ve bunun sonucunda yaklaşık yarım milyon Rum öldürülmüştür.

Osmanlı-Türk devleti tarihinde 1914-1916 yıllarında bir buçuk milyon Ermeni katledildi.

1923 Lozan Antlaşması’ndan sonra yeni bir Türk devleti kuruldu. Türkiye, Türk nüfusunun büyük bir bölümünü oluşturan Kürtleri katletmeye başladı.

HEDEF DERSİM’Dİ

Türk devletinin ilk hedefi Bakurê Kurdistan’ın Dersim bölgesi oldu. Osmanlı verilerine göre 1937 ile 1938 yılları arasında 40 bin Kürt katledildi ve binlercesi yerinden edildi.

Türklerin gerçekleştirdiği katliamları sayan Yazar ve siyasi aktivist Bozan Karho soykırımcı tarihin derinliğinin saymakla bitmeyeceğine vurgu yaparak, “6 Mayıs 1916’da Osmanlı döneminde birçok Arap direnişçi Cemal Paşa tarafından idam edildi. 1915-1916 arasındaki Ermeni katliamları, 15 bin Kürt’ün şehit edildiği Zilan katliamı. Katliamlardan kurtulanlar katliamın vahşetini, Türklerin, Kürtleri nasıl vurduklarını, Kürt hamile kadınların karınlarını nasıl açıp bebeklerini öldürdüklerini anlattı” ifadelerini kullandı.

ERDOĞAN’IN DÜŞMANLIĞI

Bozan Karho, Erdoğan’ın bölge halkına, özellikle de Kürtlere düşman olmakla kalmadığını tarihi geçmişi olan bu düşmanlığın bölge halkının tarihini ve kültürünü yok etmeyi hedeflediğini söyledi.

İşgalci Türk devletinin, Efrin, Girê Spî, Serêkaniyê ve Suriye’nin diğer bölgelerine yönelik saldırıları ve göçleri bize Türk devletinin ve seleflerinin tarihini hatırlatıyor.

Türk devleti aynı zamanda Türkleştirme operasyonları ile işgal altındaki topraklardaki Kürtlerin tarihini, kültürünü ve varlığını hedef alıyor, uyuşturucu tacirleriyle Kürtlerin sosyal altyapısını yok ediyor.

Fırat Nehri’nin suyu Suriye üzerinden akıyor ve Suriye’yi gıda ve su güvensizliği riskiyle karşı karşıya bırakıyor.

Öte yandan, Özerk Bölge üzerindeki siyasi ve ekonomik kuşatma, nüfusu istikrarsızlaştırmak, göçe zorlamak ve yeni işgal saldırılarının uygulanmasına zemin hazırlamak için yoğunlaşıyor.

‘TÜRK DEVLETİ KUZEY VE DOĞU SURİYE’Yİ KATLİAM ALANI OLARAK GÖRÜYOR’

Türk devletinin, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik siyasi ve askeri eylemleri, Türk devletinin başka katliamlar yapmak için attığı adımların kanıtı niteliği taşıyor.

Türkiye, işgal altındaki Suriye topraklarından Kürtleri kasten göç ettirme arayışlarını sürdürüyor. Bugüne kadar gerçekleştirdiği saldırılarında yüzlerce Kürt’ü öldürdü. Bugün bu cinayetleri drone

saldırıları, topçu ateşi, insan kaçırma ve işkence yoluyla devam ediyor.

Türk devleti, nüfusu istikrarsızlaştırmak, göçe zorlamak ve yeni işgal saldırılarının uygulanmasına zemin hazırlamak amacıyla, Özerk Bölge üzerindeki siyasi ve ekonomik kuşatmayı yoğunlaştırmış durumda.

Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamalarda Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik yeni saldırılar düzenleme tehdidinde bulundu.

PKK BAHANE EDİLİYOR

Bazı kesimlerin Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye düşmanlığının, Kürdistan İşçi Partisi’ne (PKK) karşı yürüttüğü savaşa bağlamak istediğini söyleyen Yazar Bozan Kahro, düşmanlığın çok daha eskilere dayandığını belirterek, “Bu düşmanlık PKK’nin ortaya çıkmasından hatta PKK lideri Abdullah Öcalan’ın doğumundan öncesine dayanıyor” dedi.

DAİŞ DİRİLTİLMEK İSTENİYOR

Erdoğan’ın, DAİŞ’i farklı isimler altında diriltmek istediğini söyleyen Karho, El Nusra ve El Kaide ağlarının Müslüman Kardeşler ve El Kaide’de rol oynamasının önünü açmak ve bu çeteleri bombalama, suikast gibi paralı eylemlerde bulunmak için yaymak istediğini söyledi.

Ankara hükümetinin saldırılarında hala ısrarlı olduğunu, komşu Arap ve Arap olmayan devletlerin tutumlarını dinlemediğini ifade eden Karho, hatta Güvenlik Konseyi’ne üye ülkelerin tutumlarını bile görmezden geldiğini söyledi.

SAVAŞ SEÇENEĞİ

PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan, Türk devletinin 17 Nisan’da Medya Savunma Alanlarına yönelik soykırım saldırılarının ardından yaptığı açıklamada, “Mevcut savaşın stratejisi PKK’yi ve Kürt halkının kazanımlarını ortadan kaldırmayı amaçlıyor. Türk devleti sonrasında Arap halklarının kontrolünü ele almak istiyor. Hewlêr’i ve Bağdat’ı da kontrolü altına almayı amaçlıyor” dedi.

Bu temelde, bölge halkı, Erdoğan liderliğindeki yeni Osmanlı İmparatorluğu’nun niyetlerine karşı birleşmesi gerektiğini söyleyen Bozan Karho, “Erdoğan, Suriye muhalefetine fitne sokarak onları bölmeyi ve kendi himayesi altında, kaos planları sayesinde kendine bağlı militan ordu oluşturmayı amaçlıyor” ifadelerini kullandı.

Bu planların Türkiye’nin Suriye’deki savaşının stratejisi olduğunu belirten Karho, Türkiye’nin öncelikle Kürtleri hedef aldığını başarılı olduktan sonra Arap halklara yöneleceğini söyledi. Karho, tarihin gerçekliğinin, Türkiye’nin diğer Türk olmayan milletlere düşman olduğunu gösterdiğinin altını çizdi.

Pratikte genç Kürtler, Araplar, Süryaniler ve daha birçok bileşenden oluşan QSD, Türk devletinin Suriye’deki genişlemesine ve saldırılarına karşı duran tek güç.

ANHA

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.