DOLAR
13,8164
EURO
15,6712
ALTIN
789,77
BIST
2.038
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır
Yağışlı
12°C
Diyarbakır
12°C
Yağışlı
Cuma Parçalı Bulutlu
10°C
Cumartesi Az Bulutlu
13°C
Pazar Az Bulutlu
14°C
Pazartesi Az Bulutlu
15°C

KANADA DA YENİ YAŞAM (8)

KANADA DA YENİ YAŞAM (8)
26.10.2021
0
A+
A-

CN TOWER GÖLGESİNDE ( AŞK )

Aşk insanoğlunun hiç dinmeyen göz ağrısı, dinmeyen yürek sızısıdır. Evli, evsiz herkesin derin bir nefes aldığı ve geçmişe yolculuk yaptığı bir zaman dilimi var. Kimi zaman bir şiirle kimi zaman bir türküyle kendini gösterir. Aşk, sevda ve kara sevda. Her birine ayni almamlar yüklense de ağılık ve yoğunluğunun çok farklı hissedildiği bu yaşamsal duygu insanın kendini insan olarak hissetmesini, duyguların çok yoğun yaşanmasını sağlar. Ayrılıkların bazen ölümle sonuçlandığı, bazen karşılıklı intiharlara sürüklediği bu duygu bazen toplu katliamlara bile sebep olabilmektedir. Toplumsal yapı, üretim ilişkileri bir çok alanda olduğu gibi aşkta da belirleyici olmaktadır. Feodal ve yarı feodal toplumlarda bu duygu çok yoğun yaşayıp toplumsal bir anlam kazansa da, Kapitalist ülkeler için ayni duygu yoğunluğundan, intiharlardan veya kaplamlardan söz etmek nerdeyse imkansızdır.

Aşkla ilgili çok fazla şey yazma ihtiyacı hissetsem de ben nihayetinde bir aşk doktoru da değilim.

İnsan yaşamının olmasa olmazı olan aşkı kimisi gerçekten yaşamış ve o yüce duyguyu iliklerine kadar hissetmiştir.Kimisini ise hiç hissetmemiş, bir kısmıysa ilişkiyi, özellikle tutkuya dönüşen ilişkiyi aşk zannetmiştir. Gerçekten ise masal, roman ve filimler de sık sık okuyup seyrettiğimiz Aşk teması gerçek yaşamda karşılığı var mı?

Şüphesiz. İnsanın yaşamı geçmişten günümüze ne kadar karmaşık ise Aşkta bir o kadar karmaşık ve eşsiz bir güzellikte ki yaşamın muhteşem bütünlüğüdür. Mem U ZİN’ni yaşamasak da her birimiz yaşamımızın bir döneminde bu karmaşık ve bir o kadar harika duyguylatanışmışlığımız, yaşanmışlığımız var. Ancak günümüzde aşk ayni bize ayni duyguları yaşatıyor mu? Kuşkusuz her bireyin buna farklı yanıtı olacaktır. Biz gü-nümüzde aşkın vahşi doğasına bakacağız. Daha doğru bir terimle kıyısından köşesinden tırtıklayacağız.

Peki kapitalizmin en vahşi yerlerinden biri olan kanada da aşk nasıl yaşanır? 

Buraya geldiğim ocak 2003’den itibaren kafamı kurcalayan ama bir türlü yazmaya cesaret etmediği bir konu. Hem yetersizliğimden hem de çok çetrefilli bir konu olmasından kaynaklı. Toplum olarak biz kara sevdalara alışık olduğumuzdan aşk bize hafif gelirdi. Hep içimizde sever, içimizde isyana duru fakat bir türlü sevdalımızla birlikte okyanusa yelken açamazdık. Oysa biz o kadar temiz severdik ki sevdalımızın elini tutmaya kıyamazdık. Dokunsak kirlenecekti sanki. Oysa ona dokunmak sarılmak ve doya doya öpmek isterdik. Bir dokunuşa neyi feda etmez di ki? Narin kara, Ele, mavi veya yeşil güzlere bakmak için kaç gün kaç gece nöbetlerde geçirirdik. Severdik, düşlerimizin ücra köşesine, yüreğimizin ise ortasına yerleştirirdik.

Tarihimiz katlamalar tarihi olduğundan mı bilinmez ama biz hep aşkı küçük, hafif ve birazda oynakça birşey olarak algıladık. Çok istememize rağmen biz gençlik aşkının peşine düşen değil de, ama hep ağır abileri oynadık. Hani derlerya biz seversek tam severiz, Allah’ına kadar severiz. İşte öyle algıladık ama hep kendimize sakladık. Utangaç, sır sahibi ve gizil.

Toplumsal yaşamımızın en önemli parolası olan sevgiyi göstermemek bir marifet olarak algıladığımız için Kanada toplumu bu konuda bize epey yabancıydı. Biraz Avrupa, en çokta Amerika filmlerinde öğrendiğimiz açık, açık olduğu kadar tutkulu ve seks kokan aşk bizi cezp etse de, bizi bir mıhtanız gibi içine çekse de kendimize orada bir dur der ve kapitalizmin yoz ilişkileri der işin içinden sıyrılırdık. Geçmişte aşk, dünyanın her yerinde aşk ve sevda temaları aynidir. Hepsi kara sevdaya dönüşmede bir çok zorlukla karşılaşmış, nice acılar çekilmiş ve insanoğlunun karakterinden kaynaklı nice entrikaya bulaşmış. 

Bu anlamda aşkın, sevdanın derinlerine inmeyip bir çıkmaza girmeden kendimi eski aşklardan sıyrılıp günümüz Kanada’da aşkı, sevdayı ve birazda cinselliğe bakışı da ela alalım. Çok fazla derine girmeden ki o yetimizde yok sadece bir Kürdistan’lının güzünde gazada yaşamının başka bir alanına kısa bir yolculuk edelim. Bakalım ne gürdük, nasıl değerlendirdik ve bu ilişkiler ağı mülteciler arasında nasıl bir etki yarattı, yaratıyor.

O zaman Kanada’da aşk nasıl yaşanır diye sorarsanız sadece çocuklarda yaşanır desem abartmış olurmuyum. Evet bence Kanada’da saf, temiz ve yarınsız bir ilişki varsa oda çocuklarda beldi de ilk okulda yaşanır. Çünkü orta okuldaki aşka hemen cinsellik bulaşır desem abartmış olmam sanırım. Buradaki ilk öpüşmeler bizdeki gibi öp ve utancından kaç değil. burada bir tutuştular mı dakikalarca birbirini bırakmazlar ve buda ister istemen yaşamımızın vazgeçilmezi olan cinselliği koşuyor. Hem de ne koşma. 

Tabi bunun toplumun her kesimi her bireye indirgesek haksızlık olur. Burada anlatmak istediğimiz aşk için,sevmek için bir bedel ödemeniz gerekmiyor. Herkes doğal bir süreç için de bunu çok rahat bir şekilde yaşıyor.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.