DOLAR
18,6344
EURO
19,6306
ALTIN
1.077,07
BIST
4.962,97
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır
Açık
14°C
Diyarbakır
14°C
Açık
Pazar Az Bulutlu
13°C
Pazartesi Çok Bulutlu
12°C
Salı Çok Bulutlu
11°C
Çarşamba Az Bulutlu
12°C

GERİLLA ANNESİNİN SON YOLCULUĞU

10.01.2021
0
A+
A-

Nihat Veli Yüce

Çocukluğumun geçtiği dağlarda vadilerde yankılanırdı çığlıkları annelerin. 38’e dair ağıtlar yakılırken o dağlarda, art arda gelen yeni acılar, yeni ağıtlara dönüşürdü. Yeni ağıtların farklı bir yönü vardı acıyı, kederi, hüznü dillendiren ağıtlar, yeşeren umut tomurcuklarıyla iç içe geçmişti. Bir yanı feryattı, bir yanı ise umudu haykıran ağıtlar. Sonradan bir halkın uyanışına tanıklık edecekti,  o ağıtların yakıldığı vadiler ve dağlar.

1986 yılında tanıştım bu uyanışın ilk neferleri ile. Bunlardan biri de ağabeyim Mehmet Yüce idi. Dersim’e ateşin çocuklarına ışığı taşımak için, Libya’dan, Lübnan’a, oradan Dersime uzanan uzun yürüyüşün, büyük uyanışın öncü neferlerindendi. Uzun süren nerede olduğu, yaşayıp yaşamadığı belli olmayan o belirsizlik, 1986 da bir yaz gecesi ani gelişi ile son bulmuştu. Donanımlıydılar, umutluydular, vakur ve birazda gerilla romantizminin efsunu ile kuşanmışlardı.

Annemin zihninde çakan şimşeklerin, derin sezgi ve kıvrak zekası ile nasıl bütünleştiğine ilk o gün tanıklık etmiştim. O gün annemin doğal liderlik yanı iyice depreşmiş, dominant özelliği, tarihi tecrübeler ışığında bilgeliğe dönüşmüştü. Karşımda ajitasyon, propaganda faaliyetçisi gibi, propaganda yapan, gerillaya umut yükleyen bir annem vardı. Annem o gece gerilladan rol çalmıştı, çocuklukla gençlik arasında bir yerlerde duran, ergen halimle şaşa kalmıştım. Annemin bu özelliğini ilk defa  o gün keşfetmiştim. Beni gerillanın ihtiyaç duyduğu bazı şeyleri temin edebilmek için çarşıya gönderdiklerinden annemin gerillalara daha nasıl propaganda yaptığına tanıklık edemedim. Döndüğümde ev daha da kalabalıklaşmış, koşullar olgunlaşmış olmalı ki, sohbete, propaganda karışımı sakin ve bir o kadarda, anlaşılır yalın bir dille gerillalar başlamışlardı. Uzun yıllardır görmediği, hasret kaldığı oğlu konuşurken, uzun uzun, sevinç ve kaygı karışımı bir yüz ifadesi ile seyre dalmıştı annem. O gece organizatörlüğünüde konuşturmuş, gerilla yaşamını yaşamış gibi, ihtiyaç duyacakları şeyleri kafasında listeleyip, hazırlatmıştı. Özellikle kadın duyarlılığının verdiği duygu ile gruptaki tek kadın gerilla olan Fincan Yalçın ile ihtiyaçları konusunda daha özel ilgilenmişti.

Gece ilerleyip veda vakti geldiğinde, son talimatlarını veren komutan edası ile
tek tek hepsine uzun uzun sarılıp vedalaştı. O buluşma ilk buluşma idi ve son buluşma oldu.
Bunu yoğun baskı ve sürgün dönemi takip etti. Ya Aydın, Balıkesir gibi illere zorla sürgün edecekler, yada kendileri gönüllü sürgün yerlerini seçeceklerdi. Zoraki sürgünün gönüllü hali olan gideceğin şehri seçme hakkını kullanarak İstanbul’a yerleşildi. 1987 21 Nisan’ı Bingöl-Yedisu’dan abimin şahadet haberinin gelmesi ile annemin ömür boyu sürecek yas dönemi başlamıştı. İstanbul’da baskıların devam etmesi ile 1992 de İsviçre’ye gelmek zorunda kalan Annem ve Babam Basel’de yeni sürgün hayatlarına başlamışlardı. Babam Seydali Yüce sürgün konusunda annemden kıdemliydi. Babam 1938’de de  Amasya’ya sürgün edilmiş. Üçüncü sürgünüydü. Bu son sürgün ile, annemin 1987’den beri yaşadığı yas, hızla ilerleyen
alzheimer-demenz ile iç içe geçmişti. Son bir defa oğlunun mezarını ziyaret etme isteğini gerçekleştiremeden, tamamen hastalığının pençesine düştü. 4 Ocak 2021 de yıldızlarla kucaklaştı. Vasiyeti oğlunun yanına gömülmekti. Şimdi Dersim’e oğlu Mehmet Yüce ile buluşmak için,
son yolcuğuna çıktı. Sürgünden, Kürt kadınının acılarının kederlerinin, ağıtlarının ve direnişinin yankılandığı ülkesine döndü.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.