DOLAR
12,4902
EURO
14,1332
ALTIN
720,04
BIST
1.776
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır
Sağanak Yağışlı
14°C
Diyarbakır
14°C
Sağanak Yağışlı
Pazartesi Parçalı Bulutlu
16°C
Salı Parçalı Bulutlu
17°C
Çarşamba Gök Gürültülü
13°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
12°C

ETLİYE SÜTLÜYE KARIŞ-HİLAL NESİN

ETLİYE SÜTLÜYE KARIŞ-HİLAL NESİN
07.09.2021
0
A+
A-

Çocukken hiç hazzetmezdim leş kargalarından, aklıma hep ölümü getirdiler. Onları hep ölünün başında beklerken gördüm, ölülerin etinden kanından beslenirken görüp hem içlerinin hem dışlarının kara olduğunu düşündüm. Onları hep birbirlerine sokulmuş ölü başında ölenin mirasını paylaşırken gördüm, bir hayvan hakkında düşüneceğim en kötü şeyleri leş kargaları için fazlasıyla düşündüm. Şimdi büyüdüm ve Leş kargalarından özür diliyorum. Evet, görüntü itibarıyla siyahlardı. Hayvanlar âleminin yan yana dizilen siyah hayvanları. Önlerindeki leşi yerlerken didiştikleri pek görülmez. Birbirlerine saygıda kusur etmiyor gibi görünürler. Hatta bir belgeselde izlemiştim, neredeyse “buyur abi budun tadına” bak diyecek kadar saygıyla yer veriyorlar birbirlerine. Aynı bizim ülkenin takım elbiseli leş kargaları gibiler. Önlerindekini yerken sesleri çıkmıyor, en çok yiyenle en az yiyen arasındaki uyum insanı şaşırtıyor. Aynı bizim kravatlı leş kargaları gibiler. Et bitip kemiğe sıra gelince yavaş yavaş köşelerine çekiliyorlar. Leş kargalarından geriye bir şey kalmıyor gibi görünse de yere dökülen gözle görünmeyecek küçüklükte parçalar kalıyor. İşte o parçalar için ya karıncalar ya da minicik kurtçuklar devreye giriyor. Fakat onlar leş kargaları kadar birbirlerine saygılı değiller; didişe didişe yiyorlar hatta bazen birkaç karınca bir olup kurtçuklardan birine saldırıp diğer kurtçuklara gözdağı veriyor. Leş kargaları ise bu kavgayı uzaktan geğire geğire seyrediyorlar. Aynı bizim badem bıyıklıların ağızlarından dökülen parçalar için didişenler gibi.

Evet, anlatırken hemen bitti ama ortada sadece bir leş ve başında on beş bilemedin yirmi leş kargası vardı bitmesi normaldi. Gelin görün ki bizim makamlı ve badem bıyıklı leş kargalarımızın leş ettiği memleketi nasıl yedikleri anlatmakla bitmez. Ülkemizin hangi parçasını yiyeceğini şaşırmış milyonlarca insan görünümlü leş kargamız var. Öldürdükleri ülkenin başına toplanmış birbirlerine saygıda kusur etmeden yiyorlar. “Abi Konya’yı sen ye Antep’i ben Yozgat’ı o yesin” deyip şehirleri pay edip yiyorlar. “Abi zahmet olmazsa köşesinden biraz yiyeyim yoksa biliyorsun olacakları” diyerek tehdit edip pay isteyerek bölüşüyorlar her bir köşesini. “Abi şunun malına konalım, bunun parasına çöreklenelim” muhabbetinde binlerce leş adam. Allah için kavgaları gürültüleri yok, didişmeden dalaşmadan birbirlerine gayet saygılı gayet anlayışlı şekilde yiyorlar ülkeyi. Organize süper, büyükbaş en büyük payı alıp geri kalanını diğer leş adamlarına veriyor ve kardeş kardeş yiyorlar.

Karnı büyüklerin midesine mal mı dayanır? Yavaştan bitiyor yiyecekleri ve sonuç itibarıyla önlerine konan ülkeyi yiye yiye bitiremeyeceklerini sanırken etin bitip kemiğe yaklaştığını fark ediyorlar. Aç kalma telaşından derde düşmeye başlıyorlar. Ne yapmalılar ne etmeliler derken akıllarına iftira atarak bahane bularak insanları suçlayıp ellerindeki avuçlarındaki mallara el koyup yemek geliyor ve başlıyorlar çöreklendikleri malları yemeye.

Leş kargalarının önüne geleni yediğinden elbette herkes haberdar lakin çıtları çıkmıyor. Çıtlarını çıkarmamalarını da anlamak zor değil. Leş adamlar oldukça akıllı bir şekilde kesiyor “çalmayın” “yapmayın” “etmeyin” diyeceklerin sesini. Yaşanan iğrenç süreçten biraz daha az zarar görmek adına etliye sütlüye dokunmama kararı almalarının asıl sebebi, bir terör örgütü üyesi yapılma korkusu. İşlerinden, aşlarından, yerlerinden yurtlarından edilmeleri değil de “terörist” diye damgalanmaktan korkuyorlar. İnsanlara bu korkuyu uyduruktan darbelerinden sonra fazlasıyla verip suskun bir kitle yarattılar. “Terörist olmayalım” “aman bize terörist demesinler” diye diye güzelim ülkeyi asıl terör örgütü ETÖ’ye emanet ettiler.

Suskunlar ve susmayanlar diye ikiye ayrılan ülkede bir de benim gibi arsızlar var ki burada “arsız” kelimesini kendimize bir iltifat niteliğinde yazdığımı belirtmek isterim. Bize sabah “PKK’lı” demişler öğlen “FÖTÖ’cü” demişler akşam “DHKP-C’li” demişler umursamıyoruz. Tabiri caizse it ürüyor biz yürüyoruz. Konuşanın “terörist” damgası yediği ülkede, insan asıl teröristin kim olduğunu, kendisine “terörist” dendiğinde öğrenenlerdenim. Eşimi tutuklandıklarında basın açıklaması yaptığımda sesli sesli dile getirdiğim gerçeği yazılı olarak da birçok kez dile getirdiğim gerçeği yineleyeyim. Bu ülkeye gelmiş en büyük terör örgütü ETÖ’dür.

Vatanı bölendir terörist; ETÖ bölmedi mi ülkeyi? Hak hukuk tanımayan değil midir terörist? ETÖ hukuku ihlal edip savcıları hakimleri satın alıp yargıya müdahale etmedi mi? Ülkeyi satan değil midir terörist? ETÖ ülkeyi lime lime bölüp Katarlılara satmadı mı? Halkın malına el koyan can alandır terörist; ETÖ mala cana kast etmedi mi? Bir teröristte ve bir terör örgütünde bulunan tüm özellikleri hatta fazlası kendisinde ve yanındakilerde fazlasıyla var. Kurduğu parti değil terör örgütüdür kendisi de terör örgütünün başı. Etliye sütlüye karışan değil eti çalan anamızdan emdiğimizi sütü burnumuzdan getirendir terörist.
Yani korkmayın rahat olun, siz terörist değilsiniz, siz kim terörist olmak kim?

Solmedya

Sinews03

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.