DOLAR
9,3028
EURO
10,8434
ALTIN
530,75
BIST
1.430
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır
Az Bulutlu
24°C
Diyarbakır
24°C
Az Bulutlu
Perşembe Az Bulutlu
25°C
Cuma Az Bulutlu
26°C
Cumartesi Az Bulutlu
27°C
Pazar Az Bulutlu
27°C

Dr.Hess: Avrupa işgali tolere ediyor

Dr.Hess: Avrupa işgali tolere ediyor
23.06.2021
0
A+
A-
  • Dr. Hess: “Avrupa devletleri, Türkiye ilişkilerinin bozulmaması için Efrîn ve Serêkaniyê’de olduğu gibi bugün Güney Kürdistan’da da insan hakları ihlallerini ve hukuka aykırı işgali tolere ediyor.”

ÖNER POLAT

Türk devletinin işgal saldırısına karşı, diyalog ve barış çağrısı yapmak için geçtiğimiz haftalarda Güney Kürdistan’a giden Barış Heyeti, KDP tarafından engellendi. Engel üzerine Avrupa’ya dönen heyet üyeleri, KDP’nin bu tutumunu protesto ederken, KDP ile Erdoğan’ın zihniyetinin aynı olduğunu ifade etti. Doktor Maja Hess de bu heyet içerisinde yer alanlardan biri. Dr. Hess, aynı zamanda Medico İnternational sağlık örgütünün de başkanı. İnsan ve doğa yaşamını savunan bir aktivist olarak son 30 yıldır insan hakları, kadın hakları ve eşitlik için mücadele yürüten Hess, birçok defa Kürdistan’a giderek Türk devletinin Kürtlere yönelik hak ihlallerini ve işlediği suçları inceleyen biri isim.  

Ağır ihlaleler yaşanıyor 

İki aya yakındır Türk devletinin bir işgal saldırısı düzenlediğini aktaran Hess, çok ağır hak ihlallerinin yaşandığını belirterek, bunların yanı sıra doğanın da ciddi anlamda tahrip edildiğini söyledi. Dünya kamuoyunun yaşanan bu tahribat ve yıkım karşısında sessiz kaldığını kaydeden Hess, “Bütün bunlar olurken Kürtler arasında da bir çatışma ihtimali söz konusu. Güney Kürdistan hükümeti peşmergelerini savaş bölgesine göndererek Kürtler arasında bir çatışma zeminini hazırlamakta. Hem Kürt halkının sesini duyurmak hem de Kürtler arası diyaloğun sağlanması için Barış Heyeti’nde yer alarak Kürdistan’a gitme kararını aldım” dedi.  

Direnmekten başka yol yok

Hem Alman devleti hem de KDP’nin tüm engellemelerine rağmen Güney Kürdistan’a ulaşan Dr. Hess, “Hewlêr Yönetimi’nin yanlış politikaları ve işgal güçleriyle olan ortaklığı esasında PKK savaşçılarına değil de tüm Kürt halkına yönelik bir katliamın yaşanmasına sebep olacak. O yüzden yapılacak tek şey kesinlikle direnmektir, Kürtlerin başka çıkış yolu yok” diye konuştu. Hess, Barış Heyeti’nin misyonuna ilişkin ise “Bizler de yaşanan sürece ilişkin gerek hak ihlalleri olsun gerekse savaş suçları olsun uluslararası kamuoyunun bilgilendirilmesi açısından barış gönüllüleri olarak misyonumuzun gerekliliğini ortaya koyacağız” ifadelerini kullandı.   

NATO’nun işine geliyor

Türk devletinin işgal saldırılarının uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurgulayan Hess sözlerini şöyle sürdürdü: “NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip olan Türkiye’nin Güney Kürdistan’da askeri tabanı var. Bu da NATO’nun işine geliyor, çünkü Ortadoğu’da askeri temellerini oluşturmak için Türkiye uygun bir partner. Avrupa devletleri, Türkiye ilişkilerinin bozulmaması için Efrîn ve Serêkaniyê’de olduğu gibi bugün Güney Kürdistan’da da insan hakları ihlallerini ve hukuka aykırı işgali tolere ediyor.”

Farkındayız ve görüyoruz

Yaşananları “insanlık suçu” olarak tanımlayan Hess, son olarak şunları söyledi: “Savaşın, şiddetin ve terörün insan ruhuna ve psikososyal sağlığına, bireyin kişiliğine ve günlük hayatına zarar verdiğini biliyoruz. Bir diğer yandan da Kürt toplumunun yüzyıllardır direniş sergilediğini biliyoruz ve bu travmatik durumunu Avrupa’daki gibi bireysel değil; kolektif bir şekilde atlatmaya çalıştıklarının da farkındayız. Bu da Kürt toplumu için çok büyük bir güç ve bu deneyimle birlikte büyük bir direniş gösterebilir.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.