DOLAR
18,6344
EURO
19,6306
ALTIN
1.077,07
BIST
4.962,97
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır
Açık
14°C
Diyarbakır
14°C
Açık
Pazar Az Bulutlu
13°C
Pazartesi Çok Bulutlu
12°C
Salı Çok Bulutlu
11°C
Çarşamba Az Bulutlu
12°C

Daha çok kamu diplomasisi

31.12.2021
0
A+
A-

Kuzey-Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı Abdulkerim Omer, 2022’de kamu diplomasisini ve Ortadoğu’daki ülkelerle diyalogu daha fazla esas alacaklarını söyledi.

Ambargo ve salgına rağmen Özerk Yönetim ve MSD’nin diplomasi çalışmalarının durmadığını kaydeden Kuzey-Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı Abdulkerim Omer, 2022’ye daha büyük umutlarla girdiklerini ifade etti.

Kuzey-Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı Abdulkerim Omer, 2021 yılı diplomatik çalışmalarını ANF’ye anlattı.

Diplomatik faaliyetlerinde özellikle kamu diplomasisini çok önemsediklerini belirten Omer, Özerk Yönetim’in dünya kamuoyu tarafından Suriye sorununun çözümü için örnek olarak görüldüğünü söyledi. Yıl içerisinde yaptıkları görüşmelerin merkezine Kuzey-Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi’nin tanınması ile esir DAİŞ’liler ve ailelerinin iadesini aldıklarını belirten Omer, şunları söyledi: “Dışişleri bakanları düzeyinde ve toplumsal kesimlerle yapılan görüşmelerde gündemimiz yönetimin tanınmasıydı. Bunun yanında siyasi ve ekonomik durum ile Türk işgali ve tehditleri, tüm detaylarıyla paylaştık. Rusya ve Çin vetosuyla Til Koçer Sınır Kapısı ve diğer kapıların kapatılması 5 milyon yurttaşı etkiliyor. Özellikle yıllarca DAİŞ işgali altında kalan bölgelere insani yardımların olmayışı sonucunda oluşan işsizlik ve ekonomik sorunların DAİŞ’in yeniden kendini örgütlemesine şans tanıması söz konusu. Ne Kürtler ne de Kuzey-Doğu Suriye halk bileşenleri olarak dahil olmadığımız Cenevre’deki Anayasa Komisyonu görüşmeleriyle Suriye sorununun çözülemeyeceğini ısrarla söyledik. Suriye’nin yüzde 30’luk bölümü ve çıkarları orada temsil edilmedi. Şu anda cezaevlerinde tutuklu bulunan DAİŞ’liler, kamplardaki binlerce DAİŞ’li kadın ve çocuğun durumunu gündemleştirdik. Özellikle Hol Kampı böyle devam ederse gelecekte insani bir krizle karşı karşıya kalabiliriz. Etkisi bize de tüm uluslararası kamuoyuna da olacaktır. İşte bütün bunları muhataplarımızla paylaştık, çözüm yolları için çaba gösterdik.”

ÖNÜMÜZDEKİ ENGELLERİ AŞMAYA ÇALIŞTIK

Diplomatik faaliyetleri başta olmak üzere her türlü çalışmaları önündeki engellerin başında uygulanan ambargonun olduğunu kaydeden Omer, şöyle konuştu: “Kuzey-Doğu Suriye’nin dışarıya açılan kapılarının kapatılması ambargo yaşanmasına neden oluyor. Başûrê Kürdistanlı yetkililer tarafından Sêmalka-Pêşxabur Sınır Kapısı gibi kapıların kapatılmasıyla önümüze birçok engel konuldu. Salgın ve dünyaya açılan yolların kapatılması çabası da engelleyici oldu. Çok defa dışarıya görüşmeler yapmak için gidemedik. Arap ülkeleriyle görüşmeler yapmak için de önümüze konulan suni engeller var. Salt Kürt yönetimi olarak adlandırıp Suriye’yi parçalamak istediğimizi öne sürerek karartma propagandaları yapılıyor. Türk devleti etkisi nedeniyle şimdiye kadar beklenen görüşmeler yapılamadı.”

FİİLİ OLARAK TANIMAYA BAŞLADILAR

Katalonya’nın Kuzey-Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi’ni tanımasının çok önemli olduğunu vurgulayan Omer, bununla birlikte birçok devletin de fiili olarak tanımaya başladığını söyledi.

2015-2016 yıllarında yurt dışına çıkıp görüşmeler yapmak istediklerinde dışişleri bakanları ve yardımcıları düzeyinde kabul görmediklerini hatırlatan Omer, şimdi bu düzeyde karşılanıp görüşme yaptıklarının altını çizdi. 

Omer, “Şimdi tüm Avrupa ülkelerinin dışişleri bakanlıklarının kapısı bize açıktır. Dışişleri bakanları, yardımcıları düzeyinde görüşmeler gerçekleşiyor. Suriye olarak sorunlarımızı çözmeden Özerk Yönetim anayasa görüşmelerine dahil edilmeden statüsünün tanınması mümkün değil. Yeni Suriye anayasasında yer verilmeden yönetimin resmi tanınması biraz zordur” dedi.

BİRÇOK ÜLKEDE TEMSİLCİLİK AÇILDI

İlk temsilciliklerinin Başûrê Kurdistan’ın Süleymaniye kentinde açıldığını hatırlatan Omer, “Bir temsilciliğimiz Rusya’nın başkenti Moskova’da var. Dört İskandinav ülkesi (Norveç, Danimarka, İsveç, Finlanda) için Stockholm’da bir temsilciliğimiz var. Üç Avrupa ülkesi (Hollanda, Brüksel Lüksemburg) için Brüksel’de bir temsilciliğimiz bulunuyor. Fransa’nın başkenti Paris’te ve Almanya’nın başkenti Berlin’de temsilciliklerimiz var. Bu yıl İsviçre’de de bir temsilcilik açtık. İleriki süreçte gerekli gördüğümüz önemli yerlerde de temsilcilik açmak için çabalarımız olacak. 2022’de İngiltere’nin başkenti Londra’da bir temsilcilik açmayı düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

SURİYE İLE ÇÖZÜM İÇİN CİDDİYİZ

İç savaş ve yaşanan sorunlara son vermek için Şam’daki yönetim ve Suriye halkları ile çözüm geliştirmek istediklerini belirten Omer, “Çözümü Şam ile geliştireceğiz. Biz çözüm konusunda ciddiyiz. Cenevre ve Astana heyetleri gözden geçirilmeli” dedi. ABD ve Rusya’nın Suriye’deki varlıklarına ve rollerine dikkat çeken Omer, Türkiye’nin devam eden işgaline ve süreklileşen saldırılarına, özellikle son dönemde artan SİHA’lı katliamlarına karşı sessizliğe işaret etti. Omer, kapsamlı bir işgal saldırısına onay vermeyen bu güçlerin, yeni tip saldırganlığı onayladıklarının anlaşıldığını savundu.

DAİŞ TEHDİDİ DEVAM EDİYOR

DAİŞ’in coğrafi işgaline son verdiklerini, ancak halen Şam rejiminin yönettiği, Türk işgalinin altındaki bölgelerden ve Irak’tan sızdığını belirten Omer, şunların altını çizdi: “Yıllarca DAİŞ denetimi altında olan bölgelerde DAİŞ ideolojisi halen var ve kendini yeniden canlandırabilir. Teröre yardım sunan iki şey var;

* Uluslararası sessizlik ve Til Koçer Sınır Kapısı’nın kapatılması, bölgenin ambargo altında olup yardımların yapılmaması.

* Türk devletinin tehditleri ve SİHA saldırıları, Fırat suyunun kesilmesi, ekonomik kriz yaratma çabalarının bölgenin istikrarını bozması.

* Cezaevlerinde ve kamplardaki binlerce DAİŞ’linin durumu.”

DAİŞ’li sorununun, uluslararası bir sorun olduğunu, ancak uluslararası güçlerin bunu kendi sorunları olarak görmediğini kaydeden Omer, “Uluslararası kamuoyu bu konuda bize yardımcı olmalıdır. Ne ülkeleri vatandaşları olan DAİŞ’lileri kabul ediyor ne de burada yargılamamızı kabul ediyorlar. Sonunda bu durum nasıl olacak” diye sordu.

İŞGAL ALTINDAKİ BÖLGELER

İşgal altındaki bölgelerde yaşanan ölümler, ihlaller, kaçırmalar, demografik değişimler ve göçertmelere ilişkin özel çalışmaların yürütülüp belgelendiğini ifade eden Omer, “Bir yandan işgal altındaki bölgelerde yaşanan hak ihlallerine, bir yandan da o bölgelerden göç edenlere ilişkin özel dosyalar hazırlanıyor. Heyetlerle görüşmelerimizde teslim ediyor. Diplomasi çalışmalarımızın başında bu işgal altındaki bölgelerde yaşananlar geliyor. Göçmenlerin yaşadıkları ve geri dönüşleri konusunda çalışmalarımız var” şeklinde konuştu.

2022 YILINA UMUTLA GİRİLİYOR

Ambargo ve salgına rağmen Özerk Yönetim ve MSD’nin diplomasi çalışmalarının durmadığını kaydeden Omer, “Bu yıl kamu diplomasisini daha çok esas alacağız. Ortadoğu’daki ülkelerle diyalog geliştirmek için daha çok çabalayacağız. Bu yıla daha büyük umutlarla giriyoruz.

ANHA

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.