Bugünden itibaren benim için Recep Tayyip Erdoğan bitti ve yerine “En Çok Erdoğan” geldi.

Bu işin en çok sigara içilmesinden bile rahatsız olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı üzdüğünden kuşkum yoktur. En çok Erdoğan’ı rahatsız ettiğinden şüphem yoktur.” Abdülkadir Selvi dünkü yazısında En çok Erdoğan’ın bu kokain karışımı pudra şekerinden ne kadar rahatsız olduğundan bahsediyor. Oysa Kürşat Ayvatoğlu öyle demiyor ve bugüne kadar yazılanlardan en çok annesinin üzüldüğünü söylüyor haklı olarak.  

Bugünden itibaren benim için Recep Tayyip Erdoğan bitti ve yerine “En Çok Erdoğan” geldi. Bu “En Çok Erdoğan” olayı öyle 1-2 kalemde geçilecek türden olay değil, kendi içinde de, yani aynı olayda da çelişkiler yaşayan ama hepsinin içinde mutlaka bir “En Çok Erdoğan” sorusunun olduğu bir olay. En iyisi ben sıralayayım, siz onları değerlendirin. 

Bugünlerde dolar başımıza ciddi bir bela durumunda. Aynı zamanda biliyorsunuz “En Çok Erdoğan” ülkenin değil, dünyanın en zengin başkanlarından birisi ve parasının büyük bir kısmı dolara ve euroya çevrilmiş durumda. Şimdi bu durumda türk lirası değer kaybettikçe ülkesi adına “En Çok Erdoğan” aklınızın yetmeyeceği kadar üzülüyor. Öyle üzülüyor ki, yorgun argın eve gittiğinde Bilal onu karşılıyor ve şaşırıp “Neyiniz var bıbıcım, gülümseyin, bugün yine dolardan %10 kazandık.” “En Çok Erdoğan” seviniyor bu işe. 

Hemen arkasından damadını arıyor “En Çok Erdoğan” ve kendisini bütün paralardan bakan yaparsa, bu olayı rutin bir sisteme dönüştürüp dönüştüremeyeceğini soruyor. Damat ekonomik olarak bunun nasıl yapılacağını bilmese de, kendisi bakan olunca bunun doğal olarak olacağından o da kayınbıbısına söz veriyor. 

Arada teklemeler yada homurtular olunca “En Çok Erdoğan” hatanın damadında olmadığından canı sıkıldıkça ve dolar oynaşmadıkça merkez bankasının müdürlerini değiştiriyor. “En Çok Erdoğan” üzülüyor kendi atadığı bakanları değiştirdiği için ama onlar değişir değişmez yine “En Çok Erdoğan” seviniyor kazandığı milyonlardan. 

Sonra Türkiye’nin bir Kürt sorunu vardı ve bu duruma “En Çok Erdoğan” üzülüyordu. Hemen el attı duruma ve iş sonuçta kendi oyları yerine Kürtlerin ve devrimcilerin oylarını arttırınca “En Çok Erdoğan” üzüldü bu işe ve yaptığı iyiliğin nankörlükle karşılandığına inanıp, o kadar yüksek Kürt ve devrimci oyundan ve milletvekili sayısına kızan askeri de yanına alarak “Nereden çıktı Dolmabahçe mutabakatı” dedi ve barış ve demokrasi adına attığı adımlara ters bir bakışla arkasını döndü. 

Ayrıca “En Çok Erdoğan”ın sevdiği Esad da çok oluyordu artık ve dünya siyasetçilerinin içinde  “En Çok Erdoğan” kızmaya başladı Esed’. Sonuçta “En Çok Erdoğan” yerinde duruyordu, sadece Esad olmuştu Esed. 

Anımsarsınız, “En Çok Erdoğan” seviyordu Fethullah Gülen’i. Hatta bir ABD gezisinde Bülent Arınç kendisini ziyarete gideceğini söylediğinden “En Çok Erdoğan” sevinmişti ve “Benden bir emirleri varsa iletsin lütfen” demişti. 

Oysa yavaş yavaş işler değişti ve artık “En Çok Erdoğan” kızıyordu Gülen’e, oysa o kadar sevmişti ki, kendisine darbe yapacağı 40 gün önce söylendiğinde inanmamış, “En Çok Erdoğan” kızmıştı bu dedikodulara. 

Ama 15 Temmuz olduğunda MİT, Genelkurmay, Kara Kuvvetleri ve Emniyet “En Çok Erdoğan”a haber verilmesi gerekirken, kendisine eniştesi haber veriyordu. O zaman öğrendk ki, enişte “En Çok Erdoğan”ı seviyordu. 

En Çok Erdoğan” seviyordu Avrupa Birliği’ni ve “En Çok Erdoğan” kızıyordu Ergenekon ve Balyoz grubuna. “En Çok Erdoğan”a küfrediyordu Süleyman Soylu, Numan Kurtulmuş, Devlet Bahçeli, Tuğrul Türkeş, Ergenekon ve Balyoz. Şimdi hepsi “En Çok Erdoğan”ı seviyorlar. 

En Çok Erdoğan” 

“En Çok” 

“En” 

“…………………………………………………….” 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir