Dinciler hep her namaz kılanın ordudan atıldığı tezini kullandılar ve AKP bu tezi çok sevdi.

Bir askerin ordudan ilişiğinin kesilmesi için çeşitli gerekçeler vardı vakti zamanında. Bunlardan son yıllarda en çok tartışılan irtica nedeniyle subayların ilişiğinin kesilmesiydi. Burada da her zaman bildiğimiz kelime oyunu yapılıyordu, yani dindarla dinci bilerek ve isteyerek aynı kategorideymiş gibi gösteriliyordu. O yüzden dinciler hep her namaz kılanın ordudan atıldığı tezini kullandılar ve AKP bu tezi çok sevdi.

Geçtiğimiz hafta AKP eski Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal bir açıklama yaparak “Biz daha yeni başlıyoruz… Bugüne kadar yaptığımız her şey aslında hazırlıktı. Hazırlıklarımızı tamamlamamız 19 yıl sürdü ve asıl şimdi başlıyoruz. 24 Mart yeni ve büyük bir yolculuğun başlangıcı” demişti. Büyük yolculuğun başlangıcı olarak ordudan atılma gerekçelerinden “İrtica” gerekçesini çıkardılar ve günlerdir bu tartışılıyor.

Namaz kılanlar ordudan atılsaydı eğer bugünkü milli savunma bakanı bırakın genelkurmay başkanı olmayı, büyük olasılıkla binbaşı bile olamazdı. O yüzden 1 milyara cami yaptıran Hulusi Akar AKP ve Recep Tayyip Erdoğan’ın tezini çürütüyor.

Bu kişilerden birisi tuğamiral Mehmet Sarı, diğeri de tümgeneral Davut Ala. Bu seneki yüksek askeri şûra’da Davut Ala’nın terfi şansı yok, çünkü 2020 tarihinde tümgeneral olmuş. Mehmet Sarı 2017 yılında tuğamiral olduğundan dolayı bu yıl terfi şansı var.

Askeriye içerisinde dolaşan ve hoş olmayan ama bir o kadar da ürkütücü bir espri dolaşıyor şimdi:

Süleyman: kara kuvvetleri

Nakşibendi: hava kuvvetleri

Nurcu: deniz kuvvetleri

Menzil: jandarma kuvvetleri

En azından bu 2 komutanı yüksek askeri şûra’daki durumlarını izleyeceğim ve bakalım daha kimler çıkacak ortaya

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir