Gerçek şu ki Türk Egemenlik Sistemi iktidar-muhalefet diye ayrışmaz, sadece öyle görünür.

Bunu ilk çok partili döneme geçiş hikayesinden pek ala çıkartbilirsiniz fakat o kadar geriye gitmenin zamanı değil şimdi.

15 Temmuz kontrollu darbe girişimi sonrası Yenikapı ruhuna bakın.

HDP’lilerin dokunulmazlıklarını kaldırmaya bakın.

Selahattin Demirtaş’ın içerde olmasına bakın.

Karadeniz’de Erdoğan’ın arkasından sıralanışa bakın.

Her sınır ötesi hareketın meclisten şak diye geçişine bakın.

CeHaPe’nin Amerikalı senatorlerin mektubuna verdiği cevaba bakın.

Ergenekon tutuklusu paşaların çıkınca neler yapacaklarını ifade eden ses videolarına bakın…

Bütün bunlarda da görüldüğü üzere, aslında egemen sistem ciddi anlamda muhalefet yaptırmıyor fakat çerçevesi çizilmiş belli sınırlar içinde, kendince muhalifmiş gibi duran oyunculara(partilere) rol biçiyor.

Bunu şöyle örnekleyelim:

İlk ateşleme Perinçek’ten geldi ‘’HDP’yi kapatalım’’ diye.

Sonra güya çok muhalifmiş gibi Karamollaoğlu, ‘’HDP (sözde) terörle bağlantısını koparsın dedi, ırk üzerinden siyaset yapıyor’’, dedi.

Sonra İYİPartili faşist biri de(adı bile lazım değil) ‘’ben HDP’lilere Ahmed, Mehmed, Selahaddin isimlerini yakıştırmıyorum’’ dedi.

Sonra AKP dönmesi Ali Babacan da ‘’HDP sözde terörle arasına kesin çizgiler koymalıdır’’ dedi.

Bak sen şu muhalefete, yesinler muhalefetinizi…

Ben defalarca yazdım çizdim, kardeşim dedim, o meclisten çekilin faşist zihniyet boşluğa düşsun yoksa sizin suyunuzu çıkartıp, içinizi boşaltır ve de kapatırlar!

Peki HDP’nin şu anda içi boşaltıldı mı? Neredeyse o operasyon bitmek üzere. En son Gergerlioğlu’na el attılar işte ve diğer 9 kişi de sırada bekliyor.

Peki planlanan nedir?

Gayet basit, AKP-MHP’nin ömrünü uzatmak fakat bu mümkün değilse HDP’siz kalan Kürtleri partilere dağıtarak yeni bir ‘iktidar’ çıkartmak.

Bu iktidarın illa AKP-MHP’ye benzemesine gerek yoktur fakat onların temel politikalarına bağlı olması yeterlidir.

Bunu başarabilirler mi?

Ortadoğu’da bir kazan kaynıyor, bu kaynayan kazandan sıçrayan sular nereye kadar uzanır kestirmek güç.

Ayrıca Kürt mücadelesinde bir türlü sağlanamayan ‘birlik sorunu’ Kürd’ün hanesine hergün bir ‘eksi’ olarak düşüyor.

Tabii bunun yanında değişen bir Amerikan iktidarı var. Pentagon’la Beyaz Ev arasında artık eskisi gibi bir çekişme olmayacağı açık. ABD’deki Joe Biden hükümeti Türk Egemenlik Sistemi’ni zorlayabilir.

Fakat beride NATO var ve Avrupa’nın ‘bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ politikası, özelikle de Almanya’nın çıkar ve yatırımlarını korumak adına her türlü ‘kirli’ işlere ‘eyvallah’ çekmesi ABD’yi dahi Türk Egemen Sistemi’ne karşı daha yumuşak davranmaya sevk edebilir.

Yani görünen manzara o ki Türkiye’de kısa sürede bir bahar beklemek zor. HDP kapanır ve oyları ‘kapatmaya karşıymış gibi duran’ muhalefete kaydırılır, gemi yoluna devam eder!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir