20 Ocak 2018’de, Türk güçleri, aşırı İslamcı müttefikleri, terörist gruplarla birlikte, Suriye’nin kuzeybatısındaki Kürt ili Afrin’e büyük bir askeri saldırı başlattı. Afrin vilayeti diğer Suriye şehirlerine göre nispeten sakindi ve savaştan kaçan yüzbinlerce Suriyeli için bir sığınaktı.

ibrahim
  • İbrahim ibrahim

Al-Hall web sitesinde yayınlanan bir habere göre (19/3/2018), Afrin işgaline katılan Suriyeli paralı asker Samir, “Afrin’e girdiği ilk andan itibaren Özgür Suriye Ordusu fraksiyonları ticari mağazaları, sivil kurumları ve farklı hayati tesisleri yağmalamak için dört bir tarafa dağıldı” diyor.

Son iki yıldır Türk güçlerinin gözü önünde, Suriye silahlı gruplarına Afrin‘de Kürt sivillere karşı ciddi insan hakları ihlalleri gerçekleştiriliyor. Dahası, uluslararası toplumun sessizliği Türk güçlerini ve çetelerini Kürt sivillere yönelik ahlaksız uygulamalarını sürdürmeye teşvik ediyor.

Türkiye tarafından desteklenen radikal İslamcı gruplar, Kürt halkının kaçırılması, tecavüz edilmesi ve zorla kaybedilmesi gibi sivillere karşı acımasız uygulamalar gerçekleştiriyor. Afrin’in işgalinden bu yana Türk güçleri, demografik değişimlerle, ekonomik baskılarla (Afrin’de yaşayanların tek geçim kaynağı olan zeytin ağaçlarını kestikleri için), tarım ürünlerini yakarak, antikaları yok ederek ve çalarak nüfusu sistematik olarak terörize etti. 

Son zamanlarda Afrin’de birçok Kürt vatandaşının evlerinden kaçmasına sebep olan suç sayısında gözle görülür bir artış yaşandı. Türk güçleri ve çeteleri Kürt vatandaşlarını sadece Kürtçe konuştukları veya Afrin dışındaki akrabalarıyla görüştükleri için tutukluyor. Afrîn’de organ ticaretinin sık sık yaşanan bir olay olduğunu belirtmek gerekir.

Afrin’in Kuşu köyünden bir Kürt vatandaşı olan Nazlı Hacı Raşid,  normal bir hastalıktan muzdarip, Türk istihbaratı tarafından yönetilen bir hastaneye kaldırıldı, Nazlı’nın ailesine göre hastanede öldürüldü ve ailesi cenazesini teslim alınca, organlarının çoğunun çalındığını fark ettiler. İnsan organı ticareti, Türk işgal güçleri ve çetelerinin sistematik olarak uyguladığı faaliyetlerden biri haline geldi. Bununla ilgili çok sayıda örnek var. Bunlardan bazıları:

– 10 Ekim 2020’de Cenderes’ten Nidal Barakat‘ın (38 yaşında) bütün organları çalındı.

– Halil Şeyho‘nun çocuğu Türk sınır muhafızları tarafından öldürüldü ve bütün organları çalındı.

– 31 Ekim 2019’da Burj Abdalo köyünden Osman Ahmed (70 yaşında) Afrin’de El Hal pazarını vuran terör saldırısında hayatını kaybetti, organları çalındı.

– Afrin’de El-Hal pazarını vuran terör saldırısında hayatını kaybeden Abd al-Hanan Muhammed Hassan‘ın tüm organları çalındı.

– Afrin’in Korzila köyünden Muhammed Mahmud Ebu, Afrin’de el-Hal pazarını vuran terör saldırısında hayatını kaybetti, tüm organları çalındı.

Afrin’deki trajik duruma rağmen, Türk işgal güçleri ve çeteleri, bölge sakinlerini evlerini terk etmeye ve teröristlerin ailelerini yerleştirmeye zorlamak amacıyla Kürt aileleri üzerindeki baskıyı artırdı.

Afrin Aktivistler Ağı, Aralık 2020’de yayınlanan bir raporda, “Aralık ayının son iki haftasında, nüfusu terörize etmek ve onları evlerini terk etmeye zorlamak amacıyla çok sayıda Kürt vatandaşını vurma vakası yaşandı. Ayrıca Türk işgal güçlerinin ve Suriyeli çetelerin 25’i Maabatlı köyünden olmak üzere çok sayıda kadın ve çocuğun da bulunduğu 100 Kürt vatandaşının kaçırılmasına karıştığını kanıtlayan çok sayıda ayrıntılı belge var” diyor.

Cebel Liloun köyleri de mali telif ücreti ödemediği için birçok cinayet davasına tanık oldu. Türk güçleri ve çeteler gerginliği tırmandırdı, Kürt sakinlerinin çoğu hakarete uğradı veya dövüldü. Ek olarak, kadınlara ailelerinin önünde tecavüz vakalarının sayısında korkunç bir artış var.

Kakhur köyünde Sultan Süleyman Şah fraksiyonu (Al-Amshat) adlı bir terörist grup zeytin hasadına vergi uyguladı

Afrîn’de sivil mülkiyete el konulması olağan bir faaliyet haline geldi. İşgalciler  el koyduktan sonra Kürt mallarını satmaya başladılar. Mesela, Ailka köyünden bir yerleşimci, Kürt vatandaşı Hassan Qanbar’ın evine el koydu, sonra bin 200 dolara başka bir yerleşimciye sattı. Basuta köyünden Kürt vatandaşı Halil Ahmed’e ait bir başka ev ise 800 dolara satıldı.

Afrin’de Türk destekli teröristler “Seydou Ahmed Mustafa ve Aslan Zyad Qadour” adlı vatandaşların evlerine el koydular ve onları şehrin merkezindeki Eşrefiye mahallesindeki iki askeri karargah haline getirdiler. Ayrıca iki kardeş Şeyho ve Osman Ahmed Kuşhan’ın evi de yağmalandı.

Mısır El Şems Haber sitesi tarafından yayınlanan Afrin medyası haberine göre Müslüman Kardeşler’e bağlı Şam Lejyonu adlı terörist grup, Basufan, Burj Haydar, Ba’ayat, Fafratin ve Kabashin köylerinin halkını tehdit etti. Sherawa bölgesinde, birkaç haftadır süren kuşatma sonrasında halk zorla evlerinden çıkarıldı.

Kuzey Suriye’deki İhlal Belgeleme Merkezi tarafından hazırlanan bir raporda, işgalden önce Iskan köyünde 3 bin 500’den fazla Yezidi’nin yaşadığı, ancak bugün sadece 200 kişinin kaldığı belirtildi. Yezidi köyü, Şam Lejyonu militanları tarafından her türlü ihlale maruz bırakıldı; dinlerini yaşamaları engellendi ve İslam dinini zorla kabul etmeleri istendi. 

İşgalciler Afrin şehrinin özelliklerini değiştirmeye çalıştıkları gibi, birçok antikayı çaldılar. Hazreti Hori türbesi tahrip edilen arkeolojik alanlardan biridir ve Türkiye Hatay Vakıf Müdürlüğü tarafından kontrol edilen bir camiye dönüştürüldü. 

Sultan Murad ve Ahrar el Şarkiye terörist grupları Afrin’deki bütün ağaçları kesiyor. Yakın zamanda Haloubia köyünden Kürt vatandaşı Muhammad Halil Hamo’ya ait 130’dan fazla zeytin ağacı ve Matina köyünden Muhammed Derviş isimli vatandaşınn 90 ağacını kestiler. Mapata’dan 900’den fazla ağaç ve Qarah Gerna bölgesindeki 220 zeytin ağacı kesilerek Türkiye pazarlarında yakacak odun olarak satıldı.

Afrin bölgesindeki duruma ilişkin arka arkaya yayınlanan insan hakları raporlarına göre, işgalden hemen sonra Afrin’de yerleşimi kökleştirmek ve yeni yerleşimciler için köyler, camiler ve dini okullar inşa etmek için birçok Katar, Türk ve Müslüman Kardeşler yardım derneği ve kuruluşu bulunmakta.

Kuzey Suriye’deki İhlal Dokümantasyon Merkezi, Türkiye’nin Afrin’deki demografik değişim planının açık bir göstergesi olarak Türk dilini empoze etme ve Suriyeli kimlik çalışmalarını ortadan kaldırmak gibi bölgede pek çok demografik değişim ve Türkleştirme girişimlerinin olduğunu belirtiyor. Buna ek olarak, 18’den fazla eğitim ve kültür merkezinin askeri karargahlara dönüştürüldüğünü, 9 evin yerle bir edildiğini, 500 mezarın ortadan kaldırıldığını, 35 evin gasp edildiğini söyleyebiliriz. 


@Ahval Türkçe

By Sinews

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir