DOLAR
13,8164
EURO
15,6712
ALTIN
789,77
BIST
2.038
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır
Yağışlı
12°C
Diyarbakır
12°C
Yağışlı
Cuma Parçalı Bulutlu
10°C
Cumartesi Az Bulutlu
13°C
Pazar Az Bulutlu
14°C
Pazartesi Az Bulutlu
15°C

​​​​​​​Hiso: Türk devletine karşı direniş büyütülmelidir.

12.05.2021
0
A+
A-


Türk devletinin Medya Savunma Alanlarına yönelik saldırılarını değerlendiren Demokratik Toplum Hareketi Eş başkanı Xerib Hiso, “Türk devletinin amacı tüm Kürtlerin kazanımlarını ortadan kaldırmaktır” diyerek soykırım saldırılarına karşı direnişi büyütme çağrısı yaptı.
İşgalci Türk devleti 23 Nisan tarihinden beri Medya Savunma Alanları’ndan Avaşin, Zap ve Metina alanlarına yönelik kapsamlı işgal ve soykırım saldırıları gerçekleştirdi. Saldırılar halen tüm alanda devam ediyor. Halk Savunma Merkezi Komutanı Murat Karayılan ve KCK Yürütme Konseyi Eş başkanı Cemil Bayık yaptıkları açıklamada Türk devletinin saldırılarının taktiksel olmadığını ve stratejik olduğunu belirterek, saldırılara karşı tüm Kürtlerin birlik halinde mücadeleyi büyütmeleri çağrıları yapmıştı.

‘AMAÇ KÜRT HALKININ İRADESİDİR’

Kürt soykırımının tüm dünyanın gözü önünde yaşandığına dikkat çeken Demokratik Toplum Hareketi Eşbaşkanı Xerib Hiso, Kürt soykırımı amaçlı geliştirilen bu saldırıların sadece Türk devleti eliyle gerçekleştirilmediğine dikkat çekerek, gerillanın saldırılara karşı tarihi bir direniş içinde olduğuna, herkesin de bu direnişin yanında yer alması gerektiğine işaret etti.

‘HER YERDEN SALDIRI VAR’

Saldırıların Şengal, Rojava ve Bakûrê Kurdistan’da eş zamanlı olarak yürütüldüğüne dikkat çeken Xerib Hüso “Şehba, Eyn İsa ve Til Temir günlük olarak top atışına tabi tutuluyor. Fırat Nehri üzerinden Kuzey ve Doğu Suriye’ye akan su kesiliyor. Kobanê direnişine destek verenler 6 yıl sonra tutuklanıyor. Önder Öcalan üzerindeki tecrit giderek ağırlaşıyor. Tüm bunların saldırıların topyekun olduğunu gösteriyor” dedi.

‘ULUSLARARASI TOPLUM ORTAKTIR’

Kürtlere karşı yürütülen soykırım saldırılarına karşı uluslararası sessizliğin kabul edilemez olduğunu söyleyen Xerib Hiso, “Kürtler gerici bir zihniyetle karşı karşıyalar. Bu zihniyetin uluslararası ortakları var ve sessiz kalmayı tercih ediyorlar. İşin doğrusu BM, ABD ve Rusya sessiz kalarak saldırıları meşrulaştırıyor. ABD’nin yeni yönetimi Ermeni soykırımını tanıdığını açıklıyor, ancak Kürt halkına yapılan soykırımı görmezden geliyor. Oysa bütün dünya Türk devletinin radikal terör örgütlerine destek verdiğini biliyor. Ancak kimse gereken sorumluluğu almıyor. Hatta kimi Arap devletleri saldırılara destek veriyor” dedi.  

‘KİMSEYİ DİNLEMİYOR’

Saldırıların sadece PKK ile sınırlı olmadığını, tüm Kürtleri hedeflediğini söyleyen Hiso, “Türk devleti hiçbir Kürdün iradesini kabul etmiyor. Kürtleri kendisi için tehlike olarak görüyor. Sözde Başûrê Kurdistan hükümeti ile Türk devleti arasında bir diyalog var. Başûrê Kurdistan hiçbir konuda Türk devletini ikna edemiyor. Türk devleti Başûrê Kurdistan’ın ne bayrağını ne de sınırlarını tanımıyor” dedi.

‘SORUN DERİNLEŞİYOR’

Uluslararası sessizliğin bu saldırılara bir destek niteliğinde olduğunu söyleyen Hiso’nun değerlendirmesi şöyle, “Uluslararası toplum halkın iradesi ve demokrasiyi esas alsaydı şimdiye kadar Kürt sorunu çözülmüş olacaktı. Şu an Suriye, İran, Irak, Türkiye ve Ortadoğu’daki en öneli sorun Kürt sorunudur. Bu sorun çözülmeden Ortadoğu’ya barış gelmez. Her gün daha fazla derinleşir. İşgalciler Kürt halkını siyasi koz olarak kullanıyor. Bu tamamen ahlak dışılıktır. Kimse bunu kabul etmemelidir.”

‘KDP YANILIYOR’

Kürt halkının tarihi öneme sahip kazanımlar elde ettiğini belirten Hiso, “Kürtler Ortadoğu’da alternatif yarattığı için Türkiye, Suriye, Irak ve İran gibi devletler daha fazla saldırıyor. Ne yazık ki KDP gibi partiler de bu saldırılara sessiz kalıyor. Türk devleti her türlü ilişkiyi geliştirmekten geri durmuyorlar. Türk devleti Medya Savunma Alanlarını işgal ederse orada kalıcı olacaktır. İdlib bunun en canlı örneğidir. Onun için KDP bu tutumundan vazgeçmelidir. KDP arkasındaki halk desteğini kaybediyor” tespitini yaptı.

‘ÇETELERİ KULLANIYORLAR’

Türk devletinin çeteleri her tarafta kullandığına işaret eden Hiso, bunun Katar’ın desteğiyle gerçekleştiğini söyledi.

Hiso konuya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı, “Suriye’ye gönderdiği çeteleri daha sonra Libya ve Azerbaycan’a gönderdi. Buralarda bu çeteleri kullandı. Başûrê Kurdistan’daki saldırılarda ise köy korucularını kullanıyor. Kapitalist devletler de Türkiye’nin çetelere verdiği desteği olumlu görüyor. Çetelerin İran ve Azerbaycan sınırına yerleştirilmesini ve buradan İran’a baskı uygulamasını istiyorlar. İran ve ABD arasında çıkacak bir savaş Kürdistan içerisinde gerçekleşecektir. Irak ve İran savaşında da bu yaşandı. Türk devleti de bu olasılığa karşı ABD’nin yanında yer almaya devam ediyor. Olası durumda Kürdistan’ı 6 parçaya ayırmak istiyorlar.”

Kürt ve Arap halklarının Türk işgaline karşı ortak mücadelesinin önemine de işaret eden Hiso, “Türk devleti Irak ve Suriye’nin bir bölümünü işgal etti. İki ülkenin hükümetleri işgale karşı tepki göstermiyor. Ancak halklar bu işgali durdurmalıdır. Katliamlara son vermelidir” dedi.  

‘YASAKLI SİLAHLARIN ÖNÜNE GEÇİLMELİDİR’

Türk devletinin Avaşin, Zap ve Metina’da kimyasal silah kullanmasına da tepki gösteren Hiso, “Uluslararası toplum bu durumu bilmesine rağmen Türk devletine hesap sormuyor. Suriye’de kimyasal silah kullanıldığında tüm dünyada gündem oldu. Ancak söz konusu Türk devleti olunca kimse sessini çıkarmıyor. Bu durum Türk devletinin saldırılarda tek başına olmadığını ve uluslararası alanda destekçilerinin olduğunu gösteriyor. İran’ın nükleer silah programı her gün tartışılıyorken neden Türk devletinin kimyasal silahları ele alınmıyor? Başta OPCW olmak üzere tüm uluslararası kuruluşlar sorumlu davranmak zorundalar” şeklinde konuştu.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.